| Âşık Veysel |
|
|
|
|
Evlerine sürekli olarak gelen âşıklardan dolayı türküyle ve bağlamayla ilgilendiğini gören babasının aldığı bağlama Veysel’in yaşamına eşlik etti. İlk bağlama derslerini de babasının arkadaşı Çamşıhılı Ali’den aldı. Yunus, Karac’oğlan, Dertli, Erzurumlu Emrah gibi aşıklardan etkilendi ve türkülerinde onlarla olan duygu yakınlığını yansıttı. Önceleri usta malı türküler söyleyen Âşık Veysel, 40 yaşlarına doğru kendi şiirlerine ağırlık vermeye ve türküleştirmeye başladı. 1931 yılında gerçekleştirilen Aşıklar Bayramında adı duyulan ve 1933 yılında Atatürk için söylediği bir türküden sonra özellikle Ahmet Kutsi Tecer’in de yardımıyla giderek tüm Türkiye’de tanınmaya başladı. Bu yıllar aynı zamanda Veysel’in kendi türkülerini söylemeye yönelmesi anlamında bir geçiş dönemi olarak sayılabilir. Bu döneme dek köyünden hiç çıkmayan Âşık Veysel bunu izleyen yıllarda Türkiye’nin birçok yöresini dolaşarak kendi yöresi dışında da insanlara türkülerini aktarma fırsatı buldu. 1952 yılında İstanbul’da kendisi için büyük bir jübile yapılan Âşık Veysel’e, 1965 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin özel bir kararıyla aylık bağlandı. Türkülerinde kendi özgü bir içtenlikle doğadan insan sevgisine hemen her konuyu işleyen Âşık Veysel, İstanbul Radyosunun ilk yayınlarında da türkü söyledi. 1941-46 arasında, Âşık Ali İzzet’le birlikte Köy Enstitülerinde halk türküleri ve bağlama dersleri verdi. Zamanla Veysel ve Ali İzzet’in temsil ettiği bağlama çalma ve türkü söyleme biçimi başlıbaşına bir tavır olarak yerleşti. Önceleri yöresindekiler sonra Türkiye’nin her yerinden aşıklarla karşılaştı, tanıştı. Ölümüne dek de sürekli olarak, yaşlı genç aşıklar tarafından ziyaret edildi. Aşık Veysel’in önemli sayılan ancak pek bilinmeyen bir özelliği de köyünde ilk kez meyve bahçesi kuran ve meyve yetiştiren kişi olmasıdır. Araştırmacılara göre bağlamanın ilk düzeni olarak kabul edilen ve aslında Âşık Süleyman tarafından kullanılan ancak Âşık Veysel aracılığıyla yayıldığından dolayı aşıklama düzeni (la-re-mi), "Veysel Düzeni" olarak da bilinir. Âşık Veysel'in şiirlerinin toplandığı "Deyişler" (1944), "Sazımdan Sesler" (1950) ve "Dostlar Beni Hatırlasın" (1970) adlı kitaplar yayımlandı. Kaynak: Bekir Karadeniz, 1900'den 2000'e Halk Şiiri, Atılım Üniversitesi Yayınları, 2007) http://asikveysel.net23.net/ (Erişim Tarihi 29.01.2010 12:26)
UZUN İNCE BİR YOLDAYIM
Uzun ince bir yoldayım Gidiyorum gündüz gece Bilmiyorum ne haldeyim Gidiyorum gündüz gece
Dünyaya geldiğim anda Yürüdüm aynı zamanda İki kapılı bir handa Gidiyorum gündüz gece
Uykuda dahi yürüyom Kalmaya sebeb arıyom Gidenleri hep görüyom Gidiyorum gündüz gece
Kırkdokuz yıl bu yollarda Ovada dağda çöllerde Düşmüşüm gurbet ellerde Gidiyorum gündüz gece
Şaşar Veysel işbu hale Gah ağlayan gahi güle Yetişmek için menzile Gidiyorum gündüz gece
|
Yeni Eklenenler
- “Dört Aile Bir Ada”
- İLESAM 2011 Ödülleri’ne Lâyık Görülenler Açıklandı
- Balık Kavağa Çıktı
- Ankara-Sincan Cezaevi’ndeki Çocuk Mahkûmlar İçin Kitap Kampanyası
- Ben Size Doyamadım
- Erik Ağacı
- Yunus Emre
- Aile ve Çocuk
- Dua
- Bugün Öğretmenler Günü
- Hayat Dersi
- Çoklu Zeka Nedir?
- Çocukluk Döneminde Özgüven ve Özgüvensizlik
- Etem Çalışkan
- Çocuğunuzun Özgüvenini Geliştirmek
Çok Okunanlar
- 2011 Seviye Belirleme Sınavı (SBS) 7. ve 8. Sınıf Soruları ve Cevapları
- Karikatür ve Eğitim
- Ali Akbaş'ın Şiir Dünyasında Çocuk
- Dünyanın Dönerken Çıkardığı Ses
- Karikatür - Hakkı Uslu
- Belirli Gün ve Haftalar Listesi
- Büyüklerin Oyunu
- Küçük Bedenler
- Atatürk
- Ankara'dan Aldığım Kitap
- Uyku Tutmayan Çocuk
- Çekip Gitmek
- Sonu Olmayan Hikâye / Hayreddin Kurnaz
- Çocuk Yetiştirmede 13 Altın Kural (Bir Çocuğun Düşünceleri)
- Havuz Enfeksiyonlarına Dikkat


































"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz." Mustafa Kemal ATATÜRK. 

Aile bu kararı verirken çocuğunu iyi gözlemlemelidir. 'Çocuk okul için hazır mı, yoksa bir yıl daha anasınıfına mı gitmelidir' sorusunu sorarken her çocuğun gelişiminin, bulunduğu yerin farklı olduğu göz önüne alınmalıdır. Arkadaşları okula başlıyor diye çocuk hazır olmadığı halde okula başlatılmamalıdır. Başka insanların düşüncelerinden çekinip çocuğun üzülmesini engellemek amacıyla çocuğu henüz hazır olmadığı halde okula...
Yaz mevsiminde çocuklarımızın göz sağlığı diğer zamanlara göre biraz daha önem kazanıyor. Çünkü bu dönemde göz alerjileri, havuz ve deniz faaliyetleri nedeniyle göz enfeksiyonları, okulların tatil olması ve dolayısıyla oyun sürelerindeki artış nedeniyle göz yaralanmaları daha fazla görülüyor. 


25 Ekim 1894 - 21 Mart 1973. Şarkışla’nın Sivrialan köyünde doğdu. Asıl adı Veysel Şatıroğlu’dur. 7 yaşında yakalandığı çiçek hastalığından dolayı bir gözünü, daha sonra bir kaza sonucu, az gören öteki gözünü yitirdi.














