ata

tiyatro

kucukevyayinlari

dunya-cocuk-haklari
Reklam

Son Yorumlar

napolyon3
manset11
Atatürk ve Çocuk
Atatürk ve Çocuk-2
Atatürk ve Çocuk-9
Atatürk ve Çocuk-3
Atatürk ve Çocuk-8
Atatürk ve Çocuk-14
Atatürk ve Çocuk-12
Atatürk ve Çocuk-4
Çekip Gitmek PDF Yazdır e-Posta

Çekip gitsem diyorum, kapıyı vurup arkama bile bakmadan çekip gitmek. Her şeyi, hüzünleri-mutlulukları, tüm yaşantımı kapının diğer tarafında bırakıp gitmek. Kapının bu tarafında yaşanmamış, yaşanılması gereken yepyeni bir hayat beni beklese. Öyle bir hayat ki mutlu olsam da üzülsem de yaşadıklarımı o anda bırakıp unutsam. Yaşanılanlar, anlık olsa. Her bir adımım ayrı ayrı, birbirinden bağımsız olsa. Mutluluklarım, acılarımı; acılarım, mutluluklarımı sarsa.

Birden bu düşüncelerle doğruluyorum sıcacık yatağımdan. Gerçekten çekip gidebilir miyim ki diyorum, kendi kendime. Bana böyle bir hayatı vaat etse bile. Aynanın karşısına geçtim. Bir müddet öylece kendime baktım. Sonra yılların biriktirmiş olduğu yorgunluğu, hezimetleri, mutlulukları, acıları üzerimden elbise çıkarır gibi çıkardım. Katladım hepsini teker teker, itinayla. Dolabı açıp sırayla yerlerine yerleştirdim. Tekrara aynaya baktım. Şimdi daha iyi dedim. Saçlarımı topladım. Eski beni, biraz daha net görür gibi oldum.

Evdeki işlerimi hallettim. Dışarı çıkmak için nedensiz bir istek geldi. Apar topar kendimi sokaklara attım. İnsanlara karıştım. Sesler arasında öylece dolaştım. Sanki herkeste bir ben vardı. Ama bu da yetmedi, bana. Sinemaya gideyim, dedim. Hiç düşünmeden ilk seanstaki filmin biletini aldım. Bir komedi filmi. Güldüm. Film bittiğinde acıktığımı hissettim. Bir de yemeğe gideyim dedim. Kargaşa, komediden sonra sakin bir yerde yemek yemek istedim. Deniz kenarında sessiz, unutulmuş bir yer seçtim. Burada bana ait bir şeyler vardı sanki.

Tatil günüm bitmek üzereydi. Çarçabuk eve gitme isteği öyle bir canlandı ki içimde, yürümeye bayılan ben eve gitme sabırsızlığından, bir taksiye atladığım gibi soluğu evde aldım. Kapıyı açıp içeriye girdim, sımsıkı kapattım. Bir daha açmayacak gibi. Derin bir nefes aldım.

Evde televizyona daldım. Zaman geçip gitmiş, tutabilir miydim acaba? Kitap okumak istedim. Denedim, denedim olmadı. Gözlerim yazıyı görüyor; ama ne yazdığını görmüyordu. En iyisi mi uyumak, dedim. Yarın iş beni bekler, diye.

Aynanın karşısına geçtim. Bir müddet baktım, öylece. Sonra sabah üzerimden çıkarıp dolaba koyduğum hüzünleri, mutlulukları – her şeyi- sırayla, itinayla teker teker giydim. Aynaya baktım. Topladığım saçlarımı yeniden açtım. Şimdi oldu dedim. Aslında ben her şeye rağmen tüm hüzünlerimle, mutluluklarımla benim, dedim. Aynadaki benden mutluydum. Yatağa uzandım, yorganıma sarıldım. Çekip gidemem, gitmek istemem.

SEVGİ GÜLER

Paylaşabilirsiniz...

 

Yorumlar  

 
+1 #2 Ali Taşdeniz 14-10-2011 09:12
Çok güsel bir yazı.
Alıntı
 
 
+1 #1 Büşra 12-01-2011 18:34
Yazılarınızı takip ediyorum, beğenerek okuyorum. Diğer yazılarınızı da merakla bekliyorum.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile