29 Ekim Cumhuriyet Bayramı
Kutlama Programı Taslağı
........................................ İLKÖĞRETİM OKULU 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI KUTLAMA PROGRAMI
SUNUCU (1) : Türk için ağlamıştık,Türk için öleceğiz! Hür doğduk anamızdan, yine hür öleceğiz!
SUNUCU (2) : Taptığımız üç şey var: BAYRAK, VATAN, HÜRRİYET; Yaşasın Türk milleti, yasın Cumhuriyet !
1.SAYGI DURUŞU
SUNUCU (1) : Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder, eşsiz kahraman Mustafa Kemal Atatürk ve cumhuriyetin kurulmasında emeği geçen tüm şehitlerimiz için sizleri bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum.
2-İSTİKLAL MARŞI
SUNUCU(2) : Cumhuriyet :Özgürlük, insanca varlık yolu, Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu.
SUNUCU(1) : Bu günün anlam ve önemini açıklamak üzere okul müdürümüzü kürsüye davet ediyorum.
3-GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNİ BELİRTEN KONUŞMA
SUNUCU(1): Asıldı bayraklar, doldu meydanlar Ne mutlusun Cumhuriyet Bayramı. Her Türk önemini çok iyi anlar Ne mutlusun Cumhuriyet Bayramı.
SUNUCU (2): ............ ve .............. sınıfının birlikte hazırladıkları EN İYİ YÖNETİM CUMHURİYET şiirini sunmak üzere arkadaşlarımız huzurlarınızda.
4-EN İYİ YÖNETİM CUMHURİYET (CANLANDIRMA –ŞİİR) (........ /.............)
SUNUCU (1): Cumhuriyet bizim için yücedir,o bizimle özdeşleşir.Cumhuriyet demek biz demektir.
SUNUCU (2): .......... sınıfı öğrencileri hazırlamış oldukları tango ile bizlerle.
5-TANGO GÖSTERİSİ (.......... sınıfı)
SUNUCU(1) : Bir milletin sonsuza dek varlığını sürdürmesi bağımsızlığın yaşatılmasına, güçlenip rahata ermesine bağlıdır.
SUNUCU (2) : Bağımsızlık mücadelemizi ve cumhuriyetin kuruluşunu anlatan şiirlerle arkadaşlarımız karşınızda.
6-GÜNÜN ANLAM VE ÖNEMİNİ BELİRTEN ŞİİRLER SUNUCU(1) :.............. sınıfından ....................... SUNUCU(2) :................. sınıfından ....................... şiirlerini okuyacaklar.
SUNUCU (1): Cumhuriyete sahip olmak kendimize sahip olmak demektir. Cumhuriyet ve demokrasiye saygılı olmak, kendimize saygılı olmaktır.
SUNUCU(2): ........... sınıfının kız öğrencileri ÇİFTETELLİ gösterisiyle karşınızda.
7-ÇİFTETELLİ EKİBİ (...........)
SUNUCU(1): Tarihe sığmayan şanlar Türk’ündür, Ölümden korkmayan canlar Türk’ündür. Bayrağa renk veren kanlar Türk’ündür, Yurdumun en büyük bayramı bu gün.
SUNUCU(2): .............. sınıfının şirin öğrencilerinden ŞİRİNLER DANS GÖSTERİSİ.
SUNUCU(1) : .............. sınıfı öğrencilerinden ……………………. Cumhuriyet şiiriyle karşınızda.
SUNUCU(2) : Yine günün anlam ve önemini anlatan güzel bir şiirle .............. sınıfından .............................. karşınızda.
SUNUCU(1) : ............. sınıfı halkoyunu gösterisi ile sizlerle.
8-HALKOYUNU EKİBİ
SUNUCU(2): Ant içtik biz ülkümüz: Geriliği yenmek Her savaşı başarmak, mutluluğa ermek. Özlemini çekeriz ,cihanda barışın Tutkulardan kaçının ,insanlıkla yarışın.
SUNUCU(1): Cumhuriyet yönetimiyle pek çok yeniliğe ve haklara kavuştuk. Bunu anlatan bir drama çalışması ile .............. ve .............. sınıfından bir grup. Karşınızda Cumhuriyetin getirdikleri…
9-CUMHURİYET’İN GETİRDİKLERİ (DRAMA)
SUNUCU (1): .............. sınıfından ………………………………. Arkadaşımız şiiriyle sizlerle.
SUNUCU(2): .............. sınıfından ……………………………..sizlere hazırlamış olduğu şiiri sunacak.
SUNUCU(1) :Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği küçük kardeşlerimizden biri, 1-.............. sınıfından …………………………. Şiirini okuyacak.
10-DANS GÖSTERİSİ
SUNUCU(1): Bayramımızın coşkusunu artıracağını düşündüğümüz bir gösteriyle .............. sınıfı dans ekibi …
SUNUCU (2): .............. sınıfından .............. şiirini sunacak.
SUNUCU(1):.............. sınıfından .............. şiirini okumak üzere kürsüye davet ediyoruz.
11- TÖRENİN BİTİRİLMESİ
SUNUCU(1): Bağımsızlığımızı en iyi koşullarda CUMHURİYET ile koruyabiliriz.
SUNUCU(2): EY TÜRK GENÇLİĞİ!BİRİNCİ VAZİFEN TÜRK BAĞIMSIZLIĞINI, TÜRK CUMHURİYETİ’Nİ SONSUZA KADAR KORUMAK VE SAVUNMAKTIR.
SUNUCU(1): VARLIĞININ VE GELECEĞİNİN TEK TEMELİ BUDUR. MUHTAÇ OLDUĞUN KUDRET, DAMARLARINDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR.
SUNUCU(1): Cumhuriyet Bayramı kutlama programımız burada sona ermiştir. SUNUCU(2): Kutlama etkinliğimize katılan herkese teşekkür ederiz.
TÖREN KUTLAMA KOMİTESİ ............... .................... ..................
UYGUNDUR. ......... OKUL MÜDÜRÜ
Piyesler
CUMHURİYET ÇOCUKLARI
(Yaş grubu 7-8) Kişiler: Cumhuriyet Perisi Ayşegül Derya Enis Mehmet Barış Keçi CUMHURİYET ÇOCUKLARI (Sahnenin ortasında görkemli bir ağaç vardır. Büyük bir bayrak ağacın gövdesine pelerin biçiminde sarılmıştır. Peri önde, çocuklar arkasında tek sıra halinde "lay lay" diyerek sahneye girerler. Sahnede iki tur atarlar. Perinin omuzlarında büyük bir Türk bayrağı (pelerin gibi), elinde ucu yıldızlı bir çubuk vardır. Ayşegül ve Derya'nın elinde su kovası, Barış ve Mehmet'in omuzunda birer kürek, Enis'te gübre poşeti vardır.) DERYA - Peri! Hani bize vereceğin ağaç? PERİ - (Elindeki çubukla ağacı gösterir.) işte burada. TÜM ÇOCUKLAR - Ne kadar güzelmiş! (Ellerindeki eşyaları bırakırlar.) BARIŞ - (Ağaca sarılır.) Adı ne bunun Periciğim! PERİ - Cumhuriyet! AYŞEGÜL - Cumhuriyet kaç yaşında Peri? PERİ - 75 yaşında. BARIŞ - (Ağacı bırakır, geri çekilir. Ağaca bakarak.) Benden çok büyükmüş! PERİ - Benden de büyük cumhuriyet. MEHMET - (Zıplayarak.) Peri! Periciğim! (Ağacı gösterir.) Cumhuriyeti kim böyle güzel yapmış? PERİ - (Oyundaki ve oradaki izleyici çocukları göstererek) Atatürk ve bu gördüğün çocukların, yani sizlerin, büyük büyük büyük babalan birlikte yapmışlar. Cumhuriyet artık sizlerin. Onu sizler koruyup yaşatacaksınız. ENİS - Nasıl yaşatabiliriz cumhuriyeti? PERİ - Cumhuriyet emek ister. (Mehmet ve Barış, küreklerini alıp ağacın dibini kazarlar. Toprağı havalandırırlar. Ardından Enis, toprağı gübreler. Ayşegül ve Derya dibine su dökerler.)Teşekkür ederdim çocuklar. (Çocuklar ellerindekini bırakırlar.) Cumhuriyet'! korumak gerekir. MEHMET- Ama Peri! Biz cumhuriyeti tek başımıza naşı! koruyabiliriz? KEÇİ - (Sahneye girer.) Ay ay ay! Ne kadar güzel bir ağaç bu! öyle de acıktım ki, karnım zil çalıyor. (Çocuklara) Çekilin bakayım. Yiyeceğim ben bu ağacı! PERİ - Koruyalım çocuklar cumhuriyetimiz i! Haydi çocuklar, şimdi el ele! (Peri ve çocuklar ağacın çevresinde el ele tutuşurlar. Keçi sırayla dener (toslar) ama, hiçbir eli açıp halkanın içine giremez. Sonunda yorgunluktan düşer. Kıpırtısız kalır.) Teşekkürler çocuklar, (alkışlar) Cumhuriyetiniz i çok güzel korudunuz. (Çocuklar sahne önüne birer birer gelerek.) ENİS - Cumhuriyet emek ister! (Atatürk posteri çıkarır.) DERYA - Cumhuriyet büyümek ister! (Bayrak çıkarır.) BARİŞ - Cumhuriyet yaşamak ister! (Atatürk posteri çıkarır.) MEHMET - AYŞEGÜL - Cumhuriyet korunmak ister! (Bayrak çıkarırlar.) PERİ - Cumhuriyet el ele vermenizi ister! (Çocuklar el ele tutuşurlar.)
Gülten KARLI
Cumhuriyet (Sınıf İçi Piyes)
(Sahne: Bir salon... İki çocuk (Aydın, Behiç) Masa başında ellerindeki kâğıtlara bakarak bir şeyler ezberlemekle meşguller. Küçük bir kız (Güler) bir sandalye veya koltukta bebeği ile oynamaktadır. Perihan Abla (Hepsinden büyük) sonradan girer. Masanın üzerinde bir sürahi veya bardak vardır. Elbiseler, hareket ve konuşmalar piyesi oynatanlar tarafından düzenlenecektir. Aydın yerinden kalkar pencereden bakar, üzüntülüdür.) AYDIN: Saat üç oldu tamam, Hâlâ Perihan Ablam, Bir türlü gelemedi. BEHİÇ: O, üç buçuk da dedi, Gelir meraklanma hiç... AYDIN: Aman sen de hep Behiç Onu korursun hemen. BEHİÇ: Biliyorum çünkü O söz verince tutar, Daha yarım saat var. (O sırada kapı çalınır. Yerinden fırlar.) Muhakkak gelen odur. (Aydın eliyle Behiç´e işaret ederek) AYDIN: Ben açayım dur. (Perihan Abla gülerek girer. Çocuklar etrafını alırlar. Onları okşayarak hemen koltuğa oturur.) PERİHAN: Günaydın sevgililer, Aydıncığım bir su ver Ama hava çok sıcak Yolum da epey uzak (Aydın m verdiği suyu içer. Mendili ile kurulanır.) Annem, babam ve özden Hepsi gözlerinden Ayrı ayrı öptüler. (Bebeğinin yanına giden Güler´e dönerek.) Ne o dalgınsın Güler? (Güler bebeği ile meşgul olarak.) GÜLER: Hayır dalgın değilim, Hep böyle benim halim... PERİHAN: Ben oraya gelirken Sizin bayan öğretmen Okula gidiyordu Sizleri bana sordu: "Aman çok çalışsınlar, Rollere alışsmllar, Şaşırmasınlar" dedi. GÜLER: Hepsi de ezberledi. PERİHAN: öyleyse çocuklar, Zaten vaktimiz pek dar, Durmadan başlayalım, Behiç başla bakalım. (Behiç cebinden bir kâğıt çıkarır.) Kâğıtla rol ne demek, Ezbere söylenecek. BEHİÇ: Ezbere biliyorum. PERİHAN: Ezbere oku yavrum. BEHİÇ: A canım prova bu. (Perihan Abla omuz silkerek) PERİHAN: Nasıl istersen oku... (Behiç kâğıdı elinde tutar, ezbere başlar, sonunu getiremezse kâğıda bakar ve sahnenin önüne yaklaşarak gür sesle okur.) BEHİÇ: Cumhuriyetten önce Saltanat devri vardı. Başta olan padişah, . Ne isterse yapardı. O sarayda yaşardı, Her şeyin sahibiydi. Yurt ve ulus hep onun Malı, kulu gibiydi. Sömürdü bütün yurdu Senelerce bu tek baş, Yurda kan ağlatmıştı. Birinci genel savaş, Bu savaşı bitirdik Yorulup yıpranarak, Yer yer vatanımıza Basmıştı düşman ayak. Geçti Anadolu´ya Tamam işte bu zaman "Mustafa Kemal" adlı Kahraman bir kumandan. Bu kahraman, inançla Ulusunu yoğurdu Büyük Millet Meclisi Hükümetini kurdu Sonra birden kükreyip "Bu ulus ölmez" dedi, Şanlı ordumuz yurdu Düşmandan temizledi. Yapılan büyük savaş İstiklâl savaşıydı. Yurduna kurban olan Koç yiğitler başıydı. Bu zaferle Türklüğün Tekrar namı yüceldi, Ordumuzun önünde, Düşmanlar dize geldi. (Bitirince selâm verir. Dönerek Perihan Ablaya bakar.) (Kâğıdı ile kalkar, sahnenin önüne yaklaşarak ezbere) PERİHAN: Ah ne güzel okudun eridim heyecandan Kurban olsun kardeşi Sana Perihan Ablan. Aferin aldın yine, Şimdi Aydın´da sıra. AYDIN: (Yüksek sesle başlar, takılırsa bakar.) Peki Perihan Abla. Böylelikle bu yurda Yeniden temel attık. Kişisel egemenlik, Yıkıldı gitti artık. Ulusal egemenlik Yasamızda yer aldı. Ortada padişahın Sade bir adı kaldı. O da yıkıldı gitti Ulus buldu huzuru Parladı güneş gibi Cumhuriyetin nuru. Bin dokuz yüz yirmi üç Ve yirmi dokuz Ekim İşte bu günde doğdu Şanlı Cumhuriyetim. Yurdumuzda ulusal Bir bayramdır bu bayram. En büyük armağan bu Bize mutlu bu bayram. Cumhuriyet uğrunda Kanını Türktü döken Onu koruyacağım Bütün inancımla ben. (Behiç, Aydın Güler bir ağızdan) Yaşasın Cumhuriyet, Yaşasın Cumhuriyet. (Perihan Abla neşeyle ayağa kalkarak.) PERİHAN: Yaşayacaktır elbet... Mükemmel olmuş Aydın Güzel okumasaydm Ne pasta vardı, ne çay, GÜLER: Vay Perihan Abla vay. öğle yağma yok hemen Fazla dayanamam ben Artık gidelim yeter. (Perihan Abla Güler´ i kucaklayarak) PERİHAN: Pek şekersin sen Güler. Haydi gidelim artık Epeyce geçti vakit. (Hep birden kapıya yürürler. Güler geriye dönerek bebeğine seslenir.) Benim güzel bebeğim, Çok çabuk geleceğim, Sakın ağlama, sana Lokum getireceğim. (Eliyle bebeğine bir öpücük gönderir ve çıkar.) (Perde iner.)
Cumhuriyet Bayramı
ŞAHISLAR: FİLİZ (Kız çocuk) — FİDAN (Kız çocuk) — MERAL (Kız çocuk) — CEYLÂr (Kız çocuk) — NAR (Erkek çocuk) BULUT (Erkek çocuk) — COŞAN (Erkek çocuk) — YILDIZ (Erkek çocuk) GÜNDÜZ (Erkek çocuk) — AYHj (öğretmen) 1. SAHNE (Sabah, ders saatinden evvel. Hazırlanmış bir sınıf. Filiz sırasında meşgulken Fidan girer.) FİDAN — A... Filiz, ne kadar erken gelmişsin. Artık bu derecesi de olur mu? Bari bundan sonra güneş doğmadan gel... FİLİZ — Ya sen? Sen pek mi geç kalmışsın. Baksana ortalıkta senden başka kimse var mı? FİDAN — Sen bana bakma. Ben annemden dayak yedim de onun için böyle sabah sabah dışarıya uğradım. FİLİZ — Sen de bana bakma... Ben de dün akşam öğretmenden ceza aldım da bu gece burada yattım. FİDAN (Pencereden bakarak) — A... A... Karşıdan Meral´le Çınar da geliyor. İşte Ceylân da arkalarında. Bulut, Coşan, Yıldız hepsi geliyorlar. FİLİZ — Elbet gelecekler. Yalnız sen mi annenden dayak yedin? Onlar da yemişlerdir. FİDAN — Peki. Sen orada ne yapıyorsun? FİLİZ — Karınca çocuk hikâyesini okuyorum. FİDAN — Bugünkü ödevini yaptın mı? FİLİZ — Ne ödevi? FİDAN — Bugün ne ödevi olduğunu bilmiyor musun? FİLİZ— Yo... FİDAN — A... Ayol, geçen hafta öğretmen ödev vermişti ya... Türk devriminde hangi yeniliğin en büyük olduğunu hazırlayacak değil miydik? FİLİZ — Benim haberim yok. FİDAN — Sahi mi? Demek şimdi sen hiç bir şey hazırlamadın? FİLİZ— Yoo... (Meral, Çınar, Ceylân, Bulut, Coşan, Yıldız, Pınar, Gündüz; hepsi birden girerler.) 2. SAHNE FİDAN — Çocuklar, Filiz hiç bir şey hazırlamamış. Bugünkü ödevden haberi bile yokmuş. HEPSİ BİRDEN — Eyvah, eyvah... FİDAN (Filiz´e) — Peki, sen şimdi öğretmene ne cevap vereceksin. FİLİZ — Ne sorarsa onun cevabını vereceğim. FİDAN — İyi amma bir şey hazırlamamışsın ki... FİLİZ — Hazırlamağa ne lüzum var, söylerim. HEPSİ BİRDEN — Haydi, söyle bakalım, söyle bakalım. FİLİZ — Peki, söyleyeyim. Bence Türk devriminin en büyük tarafı kadınlığı yükseltmesidir. Bunu hemen anlayıver-mek için bir kere kendi kendimize bakmak yeter. örnek olarak ben bir günlük hayatımı size anlatayım. Bu sabah güneşle beraber kalktım. Yıkanıp tarandıktan ve kahvaltı ettikten sonra siyah göğüslüğümü giydim. Derslerimi bir kere gözden geçirdim. Çantamı ve yemeğimi alarak sokağa çıktım. Geze geze okula geldim. Bugün burada beş ders okuyup birçok şeyler öğrendikten sonra eve döneceğim. Çantamı bırakıp gezmeğe çıkacağım. Biraz kırları, biraz babamın dairesini, biraz da kütüphaneyi dolaşacağım. Akşam üstü koltuğumda bir sürü mecmua ve kitapla odama gireceğim. Artık bütün dünya benimdir. Böylece günler, aylar, yıllar geçecek. Ben ilkokulu, ortaokulu ve yüksek tahsili bitirerek iyi bir kafa sahibi olacağım. O zaman yıllardan beri düşündüğüm ülküme artık yaklaşacağım: Bir idarehane açacak, bir kadınlık gazetesi çıkaracağım. Milletimizi daha fazla yükseltmek için, kadınlarımızın daha çok yükselmesine çalışacağım ve Türk kadınının bütün dünya kadınlarından daha üstün olduğunu cihana tanıtacağım. Şimdi düşünün. Türk devrimi bana bütün bu fırsatları hazırlamamış, önüme bu yolları açmamış olsaydı bunu yapabilir miydim? Türk devrimi olmasaydı belki ben de haminnem gibi yedi yaşında çarşaf giyecek, dokuzunda hafız olacak, fakat iki kelimeyi bir araya getirip söyleyemeyecek ve yazamayacaktım. Üstümüzdeki yıldızlara baktıkça onları göklerin duvarlarına çakılmış altın çiviler zannedecek, dünya ve hayat hakkında en küçük bir meseleyi halledemeyecek tim. Yani yaşayış itibariyle, benim meşe ağacından yahut araba atlarından farkım olmayacaktı. Hattâ onlardan daha bedbaht olacaktım. Çünkü onlar hiç olmazsa, tabiatın en küçük hayvancıklara bile esirgemeden verdiği havadan ve güneşten istedikleri kadar istifade ederler. Ben kalın perdeler arkasında, bu en basit ve en tabiî haklardan bile mahrum yasayacak, en acısı, bilgisizliğim yüzünden bu felâketin farkında olmayacaktım. Bunları düşündükçe haminnemin, hattâ annemin yaşayışı hayret ve sevinçten çıldıracağım geliyor ve diyorum ki, Türk devriminin en büyük eseri kadınlığı yükseltmesidir. HEP BİRDEN (Gülerek) — Oh... Oh... Filiz hiç hazırlanmamış. FİLİZ (Fidan´a) — Haydi sen söyle bakalım, sen ne hazırladın? FİDAN — Ben şapka devrimini hazırladım. Babama sordum. Birçok kitaplar okudum. öğrendim ki; biz eskiden şapka değil, fes, sarık, külah, kavuk ve daha bilmem neler giyermişiz. Bütün bunlar çok eski ve ilkel şeylermiş. İnsanlar arasında kıyafetin elbette bir tesiri var. Kafamızın içini ne kadar işlersek işleyelim, ona medenî bir kıyafet vermeden kendimizi tanıtamaz ve sözümüzü dinletemeyiz. Avrupalılar bizi öyle mısır koçanı gibi uzun püsküllü kıpkırmızı bir fesle, üç etek cübbelerle, yedi arşın mermer sahi sarıkla görünce pek haklı olarak önem vermez ve bundan yüz, üç yüz sene evvelki adamlar zannederlermiş. Ben bile bugün o eski kavuklu şalvarlı resimleri görünce ne kadar gülüyorum. Geçen gün bizim eski kıyafetimizde gezen iki doğulu seyyah gördüm de Karagöz’le Hacivat sokağa çıkmış sandım. Asıl mesele: Cahil ve dindar halk bu kıyafetin değişmesini eskiden beri istemezmiş. Bilhassa başına şapka geçirenler gâvur sayılır ve öldürülürmüş. Bugün memleketimize gelen bazı yabancılar, karşılarında aynen, Berlin, Paris sokaklarındaki adamları görünce kendilerini henüz bir Avrupa şehrinde zannederek Türkiye´ye ne zaman çıkacaklarını soruyorlar. MERAL (Fidan a) — Sen bunun sırrını şapka devriminde mi buluyorsun? Şüphesiz şapka devrimi çok büyük. Fakat onu da hazırlayan başka bir devrim var. Sen kafanın içini değiştirmeden dışım zor değiştirirsin. Bence Türk devriminin bundan daha büyük tarafı halka dini öğretmesidir. Halk dinin ne demek olduğunu öğrenince şapka giyene artık gâvur demez. Eski devirde padişahlar halkı daha kolay soyabilmek için, onlara din namına birçok korkunç öğütler verir ve onları miskinleştirirlermiş. Bilgiden, teşebbüsten, insanlık gururundan mahrum kalan halk padişahı Allah´ın vekili sanır ve onun dediğine körü körüne kanaldı. Türk devrimi, bu yüzlerce yıldan beri kökleşmiş olan inanışları bir hamlede söküp attı. Millete dinin ve dünyanın ne demek olduğunu açıkça gösterdi. ÇINAR (Meral´e) — İyi amma, tarih devrimi yapılmasaydı senin din devrimini de yarım kalırdı. Türk tarihinin tetkiki halka gösterdi ki hakiki din yüzyıllardan beri birçok masallarla karıştırılan din değildir. Ve gene Türk tarihinin tetkiki gösterdi ki Türk Milleti küçük bir sülâlenin esiri değil, öyle yüzlerce sülâle yetiştirmiş ve bütün dünyaya medeniyet tohumu atmış eski bir varlıktır. Bu büyük hakikati Türk devrimine kadar ne Türkler, ne de Avrupa biliyordu. Yeni Türk çocuklarına milletlerinin bu asil gururunu ve şuurunu veren Türk devrimi burada en büyük eserini göstermiştir. Çünkü yükselmek isteyen bir millete her şeyden evvel Millî gurur lâzımdır. CEYLÂN (Çınar´a) — Çok güzel söyledin, Çınar... Fakat bu tarihi halka okutmak ve bu millî gururu duyurmak için ne ister biliyor musun? Maarif... Bu memleketin asırlardan beri en büyük derdi bilgisizliktir ... Milyonlarca halk en basit okuyup yazmayı bile bilmiyordu. Bugün okulsuz Türk köyü, öğretmensiz Türk çocuğu yoktur. İşte devrimin en şanlı tarafı. BULUT (Ceylân´a) — Ceylân, ya dil? Maarif ne ile olur? Eski idare halk okuyup öğrenerek hakkını aramasın diye bilgi dilini, ancak kırk senede öğrenilebilen, acayip ve bize tamamıyla yabancı bir hale getirmişti. O dille halk bir şey öğrenebilir miydi? Türk devrimi, Türk milletine Türk dilini getirdi. İşte devrimin en sevimli tarafı... COŞAN — Sorarım sana, Bulut, Arap harfleri varken Türk dili var mıydı? Bu devrimin en büyük tarafı harf devrimidir. Dilimiz zenginliğini ve güzelliğini yeni Türk harfleriyle göstermiştir. YILDIZ (Hepsine birden) — Ben size bütün bunlardan daha büyük bir devrim göstereceğim: Ekonomi devrimi. Padişahlar zamanında Türk unsuru, asırlarca yabancı cephelerde ve şahsî menfaatler için süründürülmüş, ekonomide üstünlük, iş ve sanat yerli yabancıların elinde kalmıştı. Türk devrimi, medenî hayatın ekonomi mücadelesiyle kabil olduğunu bütün millete öğretti ve halka sanat, ticaret yollarını, istihsal kapılarını açtı. Bugün Türk askerliğinin Türk kahramanlığının yanında bir de Türk işçiliği vardır. Şu giydiğin şapka Türk malıdır. Bu elbisenin kumaşı Türk tezgâhında dokunmuştur. Şu ayakkabı, iğneden ipliğine varıncaya kadar Türk fabrikasında yapılmıştır. İşte devrimimizin en canlı tarafı. PINAR — Ben bütün bu eserlere bir ana buldum. Eğer Cumhuriyet olmasaydı bu saydıklarınızın hiçbiri meydana gelmezdi. Türk devriminin en ölmez temeli eski idareyi yıkarak Cumhuriyeti kurmasıdır. Saydığımız devrimlerin hepsi Cumhuriyetin eseridir. GÜNDÜZ — Ben bundan daha büyük bir temel biliyorum ki, Türk devriminin en inanılmaz tarafı odur. O olmasaydı saydıklarınızın hiçbiri olmazdı. Hattâ Cumhuriyet bile. Hattâ siz ve ben bile... Bunu ihtiyar tarih de biliyor, bütün dünya da tanıyor. Fakat siz unuttunuz. HEP BİRDEN — Söyle, sen söyle, söyle, söyle... GÜNDÜZ — Kurtuluş Savaşı... HEP BİRDEN — Yaşa, yaşa, doğru, doğru... (Gürültü inerine öğretmen içeri girer.) 3. SAHNE öĞRETMEN -— Çocuklar, ne var, ne oluyorsunuz? GÜNDÜZ — Efendim, Türk devriminin en büyük tarafı nedir diye münakaşa ediyoruz. öĞRETMEN — Çok güzel. Ne diyorsunuz bakayım? GÜNDÜZ — Efendim, ben diyorum ki Kurtuluş Savaşıdır. öĞRETMEN — Siz, ötekiler? PINAR — Efendim, ben Cumhuriyet dedim. öĞRETMEN — Sen, Coşan? COŞAN — Harf devrimi, efendim. öĞRETMEN — Yıldız sen? YILDIZ — Ekonomi devrimi. öĞRETMEN — Ceylân, sen ne dedin? CEYLÂN — Efendim, maarif devrimi. öĞRETMEN (Meral´e) — Sen? MERAL — Din devrimi, efendim. öĞRETMEN (Fidana) — Sen? FİDAN — Şapka devrimi, efendim. öĞRETMEN — Sen Filiz? FİLİZ — Kadınların yükselmesi, efendim. öĞRETMEN —- Bulut sen? BULUT — Dil devrimi efendim. öĞRETMEN — Hepiniz güzel bulmuşsunuz, çocuklar. GÜNDÜZ — Efendim, hangimizinki en doğru? FİDAN — Hangisi en büyük, efendim, siz söyleyin. PINAR — Efendim, hangimizin bulduğu en kıymetli? öĞRETMEN — Hepinizin bulduğu da büyük, hepsi bir. FİDAN — Hiç öyle olur mu, efendim, elbette birisi en kıymetli? öĞRETMEN — Senin başka kardeşlerin var mı, Fidan? FİDAN — Üç kardeşim daha var efendim. öĞRETMEN — Babanıza hiç sordunuz mu, ona göre hanginiz en kıymetlisiniz? FİDAN — Sorduk, efendim, hepiniz bence birdir diyor. öĞRETMEN — Gördün mü? İşte Türk devriminin bütün bu kollarının da hepsi bir babanın çocuklarıdır. Hepsi aynı derecede büyük, aynı derecede kıymetlidir. Türk devriminin en büyük ve en kıymetli tarafı bütün bunları meydana getiren devrim babasıdır. Onu bulun bakayım. HEPSİ BİRDEN (Sevinçten haykırarak) — Atatürk, efendim. Atatürk, Atatürk... (Perde kapanır.)
Vasfi Mahir KOCATÜRK
Marşlar
Cumhuriyet Marşı
Cumhuriyet, cumhuriyet, en güzel şey hürriyet Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet ! Gazimin sen en büyük yadigarısın bana Nice zahmet, nice emek verdi sana bu millet !
Dalgalansın her tarafta şanlı Türk'ün bayrağı Korumaktır ve yüceltmek azmimiz bu toprağı ! Bu vatan hiç sensiz olmaz, ey güzel cumhuriyet Milletim öyle demiştir ; ya ölüm, ya hürriyet !
Cumhuriyetimizin Ellinci Yılı Marşı
Müjdeler var yurdumun toprağına, taşına; Erdi Cumhuriyetim elli şeref yaşına! Bu rüzgarla şahlanmış dalga dalga bayrağım; Başka bir tuğ yaraşmaz Türk’ün özgür başına.
Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu; Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu...
Yılları bir çığ gibi aşarak hafta hafta, Koşuyoruz durmadan kadın erkek bir safta... Elimizde meşale; ilke ilke Atatürk, Işıklarla donattık ülkeyi her hafta...
Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu; Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu...
Aynı kandan feyz alır bunca toprak, bunca taş. Kılıç tutan bilekler, verdi sabanla savaş. Tekniğin dev nabzında her adım, her dakika, Çarklarda aynı tempo, yüreklerde aynı marş...
Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu; Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu...
Biz yürekten bağlıyız elli yıldır bu yola; “Yurtta barış” ilk hedef, “Cihanda sulh” parola. Koparamaz hiçbir güç bizi milli birlikten; Atamızın izinden koşuyoruz kol kola....
Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu; Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu...
Yaşasın hür ulusum! Soylu gencim, benliğim! Yaşasın şanlı ordum, sarsılmaz güvenliğim! Ersin elli yıllarım nice mutlu çağlara; Örnek olsun cihana devletim, düzenliğim!..
Cumhuriyet, özgürlük, insanca varlık yolu; Atatürk’ün çizdiği çağdaş uygarlık yolu...
Bekir Sıtkı ERDOĞAN (Beste : Necil Kâzım AKSES)
Şiirler
CUMHURİYETE ÖVGÜ
29 Ekim, Bin dokuz yüz yirmi üç, Saat tam 20.30, Duyurdu bir iki, üç. Yüz bir pare topumuz Sanlı büyük ordumuz Ünümüzü dünyaya
Dağ, taş, dere, ova, çay; Ağaç, kuş, yıldız, gün, ay. Asker, işçi, okullu Neşe île dopdolu Varol ey Cumhuriyet! Adı güzel hürriyet!
Dökülen kanımızla Sönmez inancımızla, Kavuştuk bizler sana Can veririz uğruna. Gel tatlı şenliğimiz, Gel kutlu benliğimiz,
Sen, bizim yüzümüzsün, Gönlümüz gözümüzsün, Damarımızda kansın. Dizimizde dermansın. Selam ey cumhuriyet! Selam ey büyük millet!
N. Necati ÖNGAY
EN SEVİÇLİ GÜNÜMÜZ
Cumhuriyet Bayramı En sevinçli gün bize. Diye söze başladı, Öğretmenim dün bize.
Kurtuluş Savaşı'nı, Kazanınca ordumuz, Temizlendi düşmandan, Baştan başa yurdumuz.
Padişahlık devrini, Temelinden devirdik. Yurdumuzu apaydın, Bir cennete çevirdik.
İsmail Hakkı SUNAT
CUMHURİYET
Al yıldızlı al bayraklar, Her yanda dalgalanıyor. Süslendi evler, sokaklar Renk renk ışıklar yanıyor.
Yirmi üç yıl önce bugün. Cumhuriyet kurdu millet, Bize büyük Atatürk'ün, Armağanı Cumhuriyet.
En birinci vazifemiz, Onun yolunda yürümek. Canımız gibi koruruz, Cumhuriyet Türklük demek.
Sevinçle, sağlıkla geçsin. Sabahımız, akşamımız. Kutlu olsun hepimize, Cumhuriyet Bayramımız.
Vasfi Mahir KOCATÜRK
BUGÜN
Durmadan dalgaları şanlı bayrağım, Yurdumun en büyük bayramı bugün. Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım, Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ağaçlar bezensin, dallar süslensin. Bahçeler donansın, güller süslensin. Ata'nın açtığı yollar süslensin. Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Yurt için savaşmak bir şanlı düğün, Yaşamak duygusu her şeyden üstün, İstiklal sevdası ufkumuzda gün, Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Tarihe sığmayan şanlar Türk'ündür. Ölümden korkmayan canlar Türk'ündür. Bayrağa renk veren kanlar Türk'ündür, Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ata'mız her zaman kalbimizde hız, Ülkümüz uğrunda ölmek ahtımız, Şölenler kurulsun, içilsin kımız. Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Kanım toprağa katanımız var, Bayrağın altında yatanımız var, Destanlar kaynağı vatanımız var, Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Uluğ TURANLIOGLU
29 EKİM
Cumhuriyet bayramı Geldi diye ne mutlu ! Bayraklarla donattık, Güzel okulumuzu.
Sokaklarda, evlerde Al bayrak dalgalanır. Onun al rengini Bütün bir dünya tanır.
Yirmi dokuz Ekimi Karşılarız neşeyle Çünkü bugün erdik, Büyük Cumhuriyet'e
Yürüyün arkadaşlar Hep ileri koşalım, Bugün bayramımız var, Gelin bayramlaşalım.
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
29 Ekim
En güzel günümüzdür, Demokrasi ürünüdür, Atatürk'ün eseridir, Yirmi Dokuz Ekimler.
Vatandaşın hür sesi, Vatanımın neşesi, Kucaklıyor herkesi, Yirmi Dokuz Ekimler.
Cumhuriyet kuruldu, Türk'ün sesi duyuldu, Törenlerle kutlandı, Yirmi Dokuz Ekimler.
Fethi BOLAYIR
29 Ekim
Bin dokuz yüz yirmi üç, Saat tam 20.30, Duyurdu bir iki, üç. Yüz bir pare topumuz Sanlı büyük ordumuz Ünümüzü dünyaya
Dağ, taş, dere, ova, çay; Ağaç, kuş, yıldız, gün, ay. Asker, işçi, okullu Neşe île dopdolu Varol ey Cumhuriyet! Adı güzel hürriyet!
Dökülen kanımızla Sönmez inancımızla, Kavuştuk bizler sana Can veririz uğruna. Gel tatlı şenliğimiz, Gel kutlu benliğimiz,
Sen, bizim yüzümüzsün, Gönlümüz gözümüzsün, Damarımızda kansın. Dizimizde dermansın. Selam ey cumhuriyet! Selam ey büyük millet!
N. Necati ÖNGAY
Bugün
Durmadan dalgaları şanlı bayrağım, Yurdumun en büyük bayramı bugün. Ufuklar gül açsın, gülsün toprağım, Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ağaçlar bezensin, dallar süslensin. Bahçeler donansın, güller süslensin. Ata'nın açtığı yollar süslensin. Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Yurt için savaşmak bir şanlı düğün, Yaşamak duygusu her şeyden üstün, İstiklal sevdası ufkumuzda gün, Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Tarihe sığmayan şanlar Türk'ündür. Ölümden korkmayan canlar Türk'ündür. Bayrağa renk veren kanlar Türk'ündür, Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Ata'mız her zaman kalbimizde hız, Ülkümüz uğrunda ölmek ahtımız, Şölenler kurulsun, içilsin kımız. Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Kanım toprağa katanımız var, Bayrağın altında yatanımız var, Destanlar kaynağı vatanımız var, Yurdumun en büyük bayramı bugün.
Uluğ TURANLIOGLU
Cumhuriyet Bayramı
Bir zamanlar yurdumuzda Bir başka devlet varmış, Başındaki padişah Ne isterse yaparmış.
Millet onun yanında Köle imiş, kul imiş, Türklerin vatanında Yıllar sürmüş bu gidiş.
Vatan kalmış bakımsız Millet fakir perişan Sönüp gitmiş eski hız Yurda saldırmış düşman.
Atatürk padişaha Düşmana karşı durmuş, Yurdumuzu kurtarmış Cumhuriyeti kurmuş.
İ.Hakkı TALAS
Cumhuriyet Güneşi
Cumhuriyetten önce, Köle gibiydi millet. Sade bir tek kişinin, Emrindeydi memleket.
Yoksulluk, bilgisizlik, Sardı dört yanımızı. Yaşardık, dişimize Takarak canımızı.
Düşmanlar da üstelik, Saldırınca vatana. Başkaldırdı Atatürk, Yurdumuzu satana.
Toplanıp etrafına, Dünyaya ateş açtık. Dört yıl yokluk içinde, Kahramanca savaştık.
Nihayet temizlendi, Yabancılardan vatan. Cumhuriyet güneşi, Parladı işte o an.
Onun ışıklarıyla, Kavuştuk hürriyete. Her gün bir bayram etsen Azdır cumhuriyete.
Fahrünissa ELMALI
Cumhuriyet...
'Ülkemin Tüm Çocuklarına Sevgiler'
Yurdumun her yanında Neşe,sevinç var bugün Türk'ün asil kanında Onur,gurur var bugün...
Yirmi Dokuz Ekimde Cumhuriyet Bayramı Hep izinde yürüyor ATA'nın torunları,..
Özgürlük-Bağımsızlık Cumhuriyetle geldi Ülkemin her yanında Yer yerinden inledi...
İzmir'de Erzurum'da Dalgalandı hep bu ses Cumhuriyete koştu Anadolu'da herkes...
Yaşa,varol ey ATAM Her an yücelerdesin Ebedi var olacak Cumhuriyetle sesin...
Ülkemede Cumhuriyetin Hep hazır neferiyiz Seksen ikinci yılın Yılmaz bekçileriyiz....
Bahri KÖKSAL
En Sevinçli Günümüz
Cumhuriyet Bayramı En sevinçli gün bize. Diye söze başladı, Öğretmenim dün bize.
Kurtuluş Savaşı'nı, Kazanınca ordumuz, Temizlendi düşmandan, Baştan başa yurdumuz.
Padişahlık devrini, Temelinden devirdik. Yurdumuzu apaydın, Bir cennete çevirdik.
İsmail Hakkı SUNAT
Yaşasın Cumhuriyet
Coşkunuz, sevinçliyiz. Ayrı, gayrı değiliz, Bütün Türkler hep biriz, Yaşasın cumhuriyet.
Dünyaya şeref saldık, Nice ülkeler aldık, Alnı lekesiz kaldık, Yaşasın cumhuriyet.
Atatürk kalbimizde, Yürürüz her gün biz de Onun çizdiği izde, Yaşasın cumhuriyet.
Türk, askerdir doğuştan; Hoşlanırız boğuştan, Bize anadır vatan, Yaşasın cumhuriyet...
Yaşasın vatan ana, Bağlıyız candan ona, Ne mutlu Türk olana, Yaşasın cumhuriyet.
Rakım ÇALAPALA
CUMHURİYET
Al yıldızlı al bayraklar, Her yanda dalgalanıyor. Süslendi evler, sokaklar Renk renk ışıklar yanıyor.
Yirmi üç yıl önce bugün. Cumhuriyet kurdu millet, Bize büyük Atatürk'ün, Armağanı Cumhuriyet.
En birinci vazifemiz, Onun yolunda yürümek. Canımız gibi koruruz, Cumhuriyet Türklük demek.
Sevinçle, sağlıkla geçsin. Sabahımız, akşamımız. Kutlu olsun hepimize, Cumhuriyet Bayramımız.
Vasfi Mahir KOCATÜRK
29 EKİM
En güzel günümüzdür, Demokrasi ürünüdür, Atatürk'ün eseridir, Yirmi Dokuz Ekimler.
Vatandaşın hür sesi, Vatanımın neşesi, Kucaklıyor herkesi, Yirmi Dokuz Ekimler.
Cumhuriyet kuruldu, Türk'ün sesi duyuldu, Törenlerle kutlandı, Yirmi Dokuz Ekimler.
Fethi BOLAYIR
YAŞASIN CUMHURİYET
Akıllılar çıktı, at koşturduk, Orta Asya'dan Tuna'ya, Beceriksizler çıktı, Kapandık Anadolu'ya
Kurtuluş Savaşı verdik uğrunda, Şehit olduk, birler, binler, hepimiz, Bağımsız yaşamak. hür vatanda gayemiz, Yaşasın Cumhuriyet! ilelebet idaremiz.
CUMHURİYET ŞİİRİ
Çocuk: -Dedeciğim pekçok söz edildi ondan Cumhuriyet denerek dün okulda Lütfen anlatır mısın bana Düşünüp durdum gelirken yolda.
Öğretmenim sevinçle ışıltarak yüzünü 'Cumhuriyet insanlıktır' demişti. İnsanın duyumsaması özgürlüğünü Ve yasaların güvencesini.
Gazi Dede: -Pek de güzel anlatmış öğretmen sizlere Daha büyük zaferdir cephedeki zaferden Öyle bir yol açtı ki bizlere Adına Çağdaş Uygarlık denen.
Unutma ki güzel yavrum Cumhuriyet Ona bağlı aydın kuşaklar ister Ata'mız demişti ki 'O'nu bizler kurduk Koruyup yaşatın sonsuza değin sizler'.
CUMHURİYET
Atatürk inandı Mehmetçikler savaştı Türk bayrağı mavi göklerde Gururla dalgalandı
Atalarımın toprağını Kanla sulanmış bayrağını Verdiği güzel bağımsızlığı Diğer nesillere de tattıralım
Tolunay AYDIN
CUMHURİYET
İnsanlar güçsüz durumdaydı Haklarını savunamamaktaydı Çünkü halk çaresizdi Umutları tükenmişti
Bir aydınlık geldi Vatana millete umut geldi Atatürk geldi Cumhuriyeti getirdi
Bayramların bayramını yaptılar Cumhuriyeti kutladılar Sevinçle coştular Atatürk'ü kutladılar.
ATATÜRK VE CUMHURİYET
Baş eğmişken önünde altı asır her zorluk, Göçtü bir çınar gibi koca imparatorluk!.. Çatırdattı bu göçüş göklerini vatanın, Duyunca silkindi Türk narasını "Ata"nın!...
Haykırdı kadın, erkek: "İhtilâl var, ihtilâl"! Çiğnenemez yerlerde mübarek, şanlı hilâl... Alev alev bayrağım kızıllıklarda yandı, Bütün millet "Kemal"in etrafında toplandı!..
Dönünce yurt ananın gözleri bir pınara Can verdi ulu tanrım bu devrilen çınara!.. Saldı o yeniden kök, filiz, gövde, dal budak: Irkının şahlanışı ısırttı "Garb"a dudak!..
Çekince Mehmetçik'ler kılıçları kınından, Göl göl oldu her taraf korkak düşman kanından! Birleşti siperlerde gazilerle, şehitler, Yeni bir düzen verdi dünyaya koç yiğitler!..
Dile gelince otuz asırlık şanlı mazi, Türk'ün kara bahtını ağarttı "Büyük Gazi"!.. Son verip bu cenkte biz binbir kötü niyete, Kavuştuk sevgilimiz: İstiklâl, hürriyetle!..
Değildir zindan artık bize Anadolu'muz, Cumhuriyet nuruyla aydınlandı yolumuz!.. Onun kutsal sevgisi taşıyor içimizden, Gökler dolusu selâm, ölmez "Ata"ya bizden!..
Cemal Oğuz ÖCAL
CUMHURİYET
Biziz bu memleketin, Kanı, iliği, eti, Yirmi dokuz Ekim'de, Kurduk Cumhuriyeti.
Yirmi dokuz Ekim'de, Yeni bir ay parladı. İşte bu parlak ayın, Cumhuriyettir adı.
Yirmi dokuz Ekim'de, Bütün ışıklar yansın, Caddeler baştan başa, Bayraklarla donansın.
Elele tutuşalım, Hiç değişmez bu niyet, Yaşasın Türk Milleti, Yaşasın Cumhuriyet.
Halil SOYUER
CUMHURİYET BAYRAMI
Bir zamanlar yurdumuzda Bir başka devlet varmış, Başındaki padişah Ne isterse yaparmış.
Millet onun yanında Köle imiş, kul imiş, Türklerin vatanında Yıllar sürmüş bu gidiş.
Vatan kalmış bakımsız Millet fakir perişan Sönüp gitmiş eski hız Yurda saldırmış düşman.
Atatürk padişaha Düşmana karşı durmuş, Yurdumuzu kurtarmış Cumhuriyeti kurmuş.
İ.Hakkı TALAS
29 Ekim
Cumhuriyet bayramı Geldi bize ne mutlu ! Bayraklarla donattık, Güzel okulumuzu.
Sokaklarda, evlerde Al bayrak dalgalanır. Onun o al rengini Bütün bir dünya tanır.
Yirmi dokuz Ekimi Karşılarız neşeyle Çünkü bugün erdik, Büyük Cumhuriyet'e
Yürüyün arkadaşlar Hep ileri koşalım, Bugün bayramımız var, Gelin bayramlaşalım.
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
Cumhuriyet
Tarifin fazilettir, Başkası eziyettir. Tek hâkimin millettir, Cumhuriyet çok yaşa.
Koruyacak millettir, Yaşaman bir servettir, Türk olmak bir şereftir, Cumhuriyet çok yaşa.
Çarpan tek bir yürektir, Hür yaşamak gerekir, Anmak büyük şereftir, Cumhuriyet çok yaşa.
Karanlıklar yok ettin, Dünyaya sevgi ektin, Sen bulunmaz nimettin, Cumhuriyet çok yaşa.
Hüseyin KARADENİZ
Cumhuriyet Güneşi
Cumhuriyetten önce, Köle gibiydi millet. Sade bir tek kişinin, Emrindeydi memleket.
Yoksulluk, bilgisizlik, Sardı dört yanımızı. Yaşardık, dişimize Takarak canımızı.
Düşmanlar da üstelik, Saldırınca vatana. Başkaldırdı Atatürk, Yurdumuzu satana.
Toplanıp etrafına, Dünyaya ateş açtık. Dört yıl yokluk içinde, Kahramanca savaştık.
Nihayet temizlendi, Yabancılardan vatan. Cumhuriyet güneşi, Parladı işte o an.
Onun ışıklarıyla, Kavuştuk hürriyete. Her gün bir bayram etsen Azdır cumhuriyete.
Fahrünissa ELMALI
En Sevinçli Günümüz
Cumhuriyet Bayramı En sevinçli gün bize. Diye söze başladı, Öğretmenim dün bize.
Kurtuluş Savaşı'nı, Kazanınca ordumuz, Temizlendi düşmandan, Baştan başa yurdumuz.
Padişahlık devrini, Temelinden devirdik. Yurdumuzu apaydın, Bir cennete çevirdik.
İsmail Hakkı SUNAT
Cumhuriyet Bayramı
Ay-yıldızlı bayrağım, Semaları donatmış. Bugün bayram var diye, Şafak erkenden atmış.
Yüksek tanklar süslemiş, Caddeleri, yolları. Bugün gözler ilerde, Bugün başlar yukarı.
Akın akın insanlar, Meydanlara koşuyor. Bugün bayram var diye, Bütün millet coşuyor.
Bu güzel Cumhuriyet, Devletimin temeli. El üstünde yaşatmak, Hepimizin emeli.
İ.Hakkı TALAS
Cumhuriyet
Türk milleti savaştı Yüce istiklâl için, Sonunda temelini Attı Cumhuriyetin.
Atamızın yolunda Her zorluğu aşarız, Biz sağlam Türk gençleri, Neş’e ile coşarız.
Bin dokuz yüz yirmi üç Yirmi Dokuz Ekimde, Şan ve şeref içinde Erdik Cumhuriyete.
Var olsun Cumhuriyet Yaşasın Türk Milleti, Bizler yaşatacağız Şanlı Cumhuriyeti.
Ali PÜSKÜLLÜOĞLU
Cumhuriyet
Hani bulutlu gökte birden şimşek çakar ya! O zifiri karanlık birden aydınlanır ya! Hani kurak bir yazda, birden yağmur yağar ya! İşte öyle bir günde kuruldu Cumhuriyet
Bu öyle bir ışık ki bir daha sönmeyecek, Bu yola baş koyanlar, geriye dönmeyecek. İlelebet sürecek, bu sevda dinmeyecek Bir Deha nın peşinde kuruldu cumhuriyet.
İman zırhlı göğüsler siper olur düşmana, Babam olsa acımam, dil uzatsa vatana. Değil yerde yaşayan, topraklarda yatana, Dönülmez söz verdikte kuruldu cumhuriyet.
Emanettir gençliğe Atam böyle söyledi Canınız pahasına onu koruyun dedi. Gençlik bir cevap verdi, yerler gökler inledi. Böylesi gönüllerde kuruldu cumhuriyet.
Atam sen müsterih ol, biz senin emrinizdeyiz Mukaddes emanete bir zarar verdirmeyiz. Canımızı verirde bundan geri dönmeyiz. Şehitler sayesinde kuruldu cumhuriyet
Kasım Kaplan
Yaşasın Cumhuriyet
Türklerin karşısında iki kat eğilenler, Yeniden baş kaldırdı, tarihte pes edenler. Karıştı Osmanlı’nın gecesi ve gündüzü, Unutmuş olmalıydı Türk tarihi bilenler.
İşgalci askerleri, paylaştı yurdumuzda, Topladı silahları, dağıttı ordumuzu. Yurduma yönelmişti düşmanın dönmüş gözü, Çakallar çevirmişti bu hasta kurdumuzu.
Bir aslan doğdu kurttan, mavi göz, sarı yele, Daldı vahşi sürüye olanca heybetiyle. Çeliktendi yüreği, cevherdi onun sözü, Zafer zafer dolaştı ardında milletiyle.
Kahretti düşmanları, canlandırdı millet, Başşehir Ankara yeniledi devleti. Işıktı onun yolu, yere düşmezdi sözü, Ve Millet Meclisinde kurdu Cumhuriyeti.
Bayram edin çocuklar hakkınız bayram sizin, Bu gün en kutsal günü, bayramı ülkemizin… Al yıldızlı bayraklar Mavi Semanın süsü, Sonsuza dek başlarda tacımız hepimizin.
Cumhuriyet bizlere ulaştı bin çileyle, O kahraman ordumuz birleşti milletiyle. Artık mahzun değiller, şehidi ve öksüzü, Yaşasın Türk milleti bu yüce devletiyle.
Kasım Kaplan
Yaşasın Cumhuriyet
Coşkunuz, sevinçliyiz. Ayrı, gayrı değiliz, Bütün Türkler hep biriz, Yaşasın cumhuriyet.
Dünyaya şeref saldık, Nice ülkeler aldık, Alnı lekesiz kaldık, Yaşasın cumhuriyet.
Atatürk kalbimizde, Yürürüz her gün biz de Onun çizdiği izde, Yaşasın cumhuriyet.
Türk, askerdir doğuştan; Hoşlanırız boğuştan, Bize anadır vatan, Yaşasın cumhuriyet...
Yaşasın vatan ana, Bağlıyız candan ona, Ne mutlu Türk olana, Yaşasın cumhuriyet.
Rakım ÇALAPALA
|