|
İsmail Karakurt tarafından yazıldı.
|
|
İsmail Karakurt
“Ben hâlâ çocukluğumun içindeyim.” ( Asaf Halet Çelebi )
Şair çocukluğu, şiir beyazlığı, çocuk masumiyeti, baba babalığını bir şekilde korur. Sedefin inciyi, kozanın ipek böceğini koruduğu gibi. Kirlilik, bunların özündeki varlığı değiştirmez. Çünkü çocukluk kirlenmemişliktir, saflıktır, saf bakıştır hayata. Çocukluk... Büyüdüğümüzde kocaman bir özlem olacak içimizde. Kimi zaman buğulu, kimi zaman neşeli bir geçmiştir çocukluk.
Çocukluk şiir.
Çocukluktan doğar şiir, hazla kıpırdar. Kozayı delerek uçan kelebeğin uçuşu gibi. Zaten şiir, çocukluğun uzun sürmesidir. Çocukluk sayesinde, geçmişin şiirini elimizde tutarız. Unutulmamış çocukluk, şiirin tükenmeyen madenidir. Şiir, orda sürüyor. Çocukluğunuza mutlaka yakalanın. Gün giyin uzun uzun çocukluk kaderi için. Çocukluk öder. Yeter ki çocukluğun içinde olalım. Çocukluk başkadır. Çocukluğun göğü başkadır, göğü yıldızlarla dolu. Yıldızların hepsinde gelmiş geçmiş ve hâlâ yaşayan bütün çocukların çocuklukları vardır. Bunlar hepimizindir. Ele avuca sığmıyor çocukluğun köpüğü. Bilerek ya da bilmeden bu köpükten evleri yıldızlara üflüyoruz ebemkuşağı altında.
Çocukluk, Nasrettin Hoca’nın fıkralar içinden gülümseyen yüzüdür. Beyaz zamanlardır çocukluk, Affan dede’den satın aldığımız. Başımızın döndüren çemberin mutluluğudur. Mutluluğun yırtık yerinden bakınca çocukluk görünüyor. Çocukluk, Ziya Osman Saba’nın nesi oluyor ki hep ordan bakıyor. Asaf Halet Çelebi hâlâ içinde dönüp duruyor. Zarifoğlu ordan gülümsüyor. Mustafa Ruhi Şirin orda yaşıyor. Gökhan Akçiçek ordan öpüyor çocukluk kaderini. Çocukluk, anne ve şiirden başka nedir ki!
Çocukluk barışık olmasıdır insanın kendi kendisiyle. Çocukluk yanımız iyi insandır. İyilik zamanıdır çocukluk. Dünya üzerinden geçenlere Tanrının en güzel armağanıdır çocukluk. Çocukluk bitmeyen rüyasıdır herkesin. Çocukluğunuza sahip çıkın. Sahip çıkmasanız da, o kimseyi ayırmaz. Çünkü çocukluk, hepimizindir.
"Elma kokan büyük bir odaydı Kış boyu çocukluğum." (Çocukluğum Bir Çocuk-İsmail karakurt)
Eyvallah! Çocukluğunuza hoşça bakın!..
|
|
|
Siyami Yozgat
Son yıllarda kültürel yayıncılığın yanında, hatta önünde yer alan bir yayın türünü sıkça görür olduk: Çocuk edebiyatı... Tabii ki bu yeni bir tür değil ama öne geçen bir hız almış durumda. Çocuk edebiyatının ülkemizde başlama yılları yüz elli sene evveline kadar uzanmaktadır ancak geçtiğimiz yüz yılın son çeyreğinde kendisini gerçeğe en yakın şekliyle tarif ettiğini görmekteyiz. Bunun birkaç sebebini saymak mümkün: İlk olarak insanların, çocuk edebiyatçısı Ahmet Yozgat'ın tespitine dayanarak “çocukerkil” diyebileceğimiz yeni bir aile yapısına geçmiş olduğunu söyleyebiliriz. Evet yeni bir kavram bu “çocukerkil aile yapısı”
|
|
Evin Okçuoğlu
Edebiyatı, şiir, öykü, roman türleri olarak ayırmanın ötesinde bir de yaşlara göre ayırmak ve çocuk edebiyatı demek, çocuğun emek dünyasında yer almaya başlamasıyla olmuş. Acımasız kapitalizm, çocuğun da üretim süreçlerinde yer almasıyla bir anlamda “ayrı” bir okuma süreci gereksinimiyle dayatmış bu türü… Çocuk emeğin bir parçası olarak fark edilmiş. Ama ilk ürünler çocuklar için yazılmamış yine de… Okuru çocuk yaştakilerden oluşmuş diye sonradan çocuk edebiyatı ürünü olarak tanımlanmış bu eserler…
Günümüzde başlıca yayınevleri çocuklar için eserleri basarken, editörlerini pedagoglardan seçmeye özen gösteriyorlar. Bence çocuklara yazanların, yetişkin olmalarına karşın, empati gücü yüksek kişiler olmaları gerekli. Çocuğun hayatına dokunmakla kalmayıp, onun yaratıcılığını ve hayal gücünü geliştirici olmak da önemli… Bunu şaşırtma yoluyla yapabilir çocuk edebiyatı yazarları… Kendi hayal gücü sınırlarında dolaşırken çocuksulaşarak…
Okulların didaktik yanı her zaman olumsuz etkilemiştir çocuk yazınını… Yazar, kalıpları zorlamak yerine kalıplar gereği yazmışsa, belki de ezberlenecek bir sürü dizenin soğuk rüzgarı olmaktan öteye geçememiştir yazdıkları. Çocukların teknoloji gereği renkli ve hızla akan görsel dünyalarına bir hız kesmeyle girmek ve alınacak başka tatların da olduğunu hatırlatmak işini ne derece başardığımızı denetlemek de zor.
Çocuk okurun eleştirmen olarak yazara geri bildirimde bulunması yolları neredeyse kapalı.
Çocukların gelişimlerindeki farklılıklar da yazılanları belli bir yaş gurubuyla kesin olarak sınırlamayı güçleştiriyor. Çok okuyan ile az okuyan çocuk, kültürel birikimleri farklı olma nedeniyle yaşına karşın yaşından büyükler için olan ürünleri okuyabilen çocuk, ne okusam konusunda yol gösterirken zorluklar oluşturuyor. Bu durumda sınıf öğretmenleri ile anne babalara düşen görev artmakta… İnsan, kitapevinde kendi okuyacağı kitabı kendi seçebilecek çocuklar özlüyor. Onların seçerken aradıkları özelliklerin; kitabın kalın olması, resimli olması, göz alıcı olması, “macera” konulu olması süreçlerini çabuk geçmesini bilinçli okur çocuk olmaya evrilmelerini diliyorum. Yazarlarımızın da çocuklara yazmak konusunda daha ayrıntılı düşünmeleri, gözlemlemeleri, çocuk dünyasıyla kendi dünyaları arasında kurdukları köprüde söyleyecek sözlerini yazınsal özenle birleştirmelerini umuyorum.
|
|
Modern Dünyada Mevlana İdris'in “Tuhaf Adamlar”ı |
|
|
|
|
Dr. Abdulkadir EMEKSİZ *
ABSTRACT
“Folk tale is the most feeding nutrient of the children's culture. Our amazement going after the flying horse in a folk tale happens to be conscientiousness towards a moving horse in a real world. A dervish walking along the water surface in a folk tale turns out to be a surprise which helps us reach Arşiméd in actual life. A kid succeeded to find an answer to the riddle a nymph asked Keloğlan is getting into solving tomorrow's problematic concerns or adjusting themselves to the future.” In consistent with this understanding, the paper focuses on the tale series of "Eccentric People" by Mevlana İdris in the modern world in general and in particular highlights Mevlana İdris' works as traditional tales of the contemporary world by analyzing the tales of Masal Alan Adam and Profesor Haşır Huşur extensively.
I. Mevlâna İdris’in Biyografisi
1966 yılında K. Maraş / Andırın’da doğdu. İstanbul Hukuk Fakültesi’ni 1989’da bitirdi. Kuş Renkli Çocukluğum adlı şiir kitabı ile 1987’de Gökyüzü Yayınları Çocuk Edebiyatı Ödülünü, 1998’de Korku Dükkânı isimli kitabı ile Türkiye Yazarlar Birliği Çocuk Edebiyatı Ödülünü, 2007’ de ise Kosova / Prizren’de yayımlanan Türkçem Dergisi’nin uluslar arası düzeyde çocuk edebiyatına katkı sunanlara verdiği yılın ödülünü aldı.
|
|
Çocuğa Neyi Nasıl Veriyoruz? |
|
|
|
|
Hakkı Uslu tarafından yazıldı.
|
|
Ülkü Tamer
Doç. Dr. Sedat Sever'in akıcı bir dille kaleme aldığı "Çocuk ve Edebiyat", çocuklar için yazan herkesin özellikle okuması gereken bir kitap.
Yaklaşık 30 yıl kadar önce Milliyet Çocuk Dergisi'ni yayımlarken ilk sayının içine bir karne koymuştuk. Karnede ders adları yerine, dergide yayımlanan yazıların, çizgi romanların, dizilerin adları vardı. Okurlarımız, kendilerini öğretmen yerine koyarak onlara not vereceklerdi.
Hep karne almaya alışmış çocuklara, karne vermek çok çekici geldi, postacılar çuval çuval zarf taşıdı yayınevine.
Soruşturma, en çok sevilenin Larry Yuma adlı çizgi roman olduğunu gösterdi. Onu Pembe Panter, bulmaca sayfası vb. izliyordu. Öyküler ise son sıradaydı.
|
|
|
|
|
<< Başlat < Önceki 1 2 3 Sonraki > Son >>
|
|
Sayfa 1 > 3 |