| Çocuk Edebiyatı |
|
|
|
|
Siyami Yozgat Son yıllarda kültürel yayıncılığın yanında, hatta önünde yer alan bir yayın türünü sıkça görür olduk: Çocuk edebiyatı... Tabii ki bu yeni bir tür değil ama öne geçen bir hız almış durumda. Aile yapısın tarif ederken kullandığımız anaerkil ve babaerkil kavramlarını biliyorsunuz. Bu kavramlarla karşılanmayan bir aile mimarisi gelişmekte son kırk elli yılda. Bu yaşam biçiminin özelliği çocuk mihverli olması, yani ironik bir anlatımla söylersek, evin reisi bir ivme halinde çocuk olmakta gele gele yani ev hayatı çocuğa göre şekil almakta, onun arzu ve istekleri her şeyin önüne ve üstüne çıkmaktadır. Her dediğini yaptıran çocuk tipinin ihtiyaçları karşı konamaz bir süratle artmakta, doğal olarak bu artış kitapta da kendini göstermektedir. Yani artık hem çocuklar daha çok kitap okumakta/kullanmakta, hem de aileler çocuklarının bu yanlarının gelişmesini teşvik etmekteler. Çünkü gelecekte kültürlü ve okumuş bir çocukları olmasını her şeyden daha çok arzu etmekteler; bu durum yayıncıların da doğru yolda tetiklenmesini sağlıyor doğal olarak. Böylece hem daha çok kitap hazırlanıyor ve basılıyor, hem de daha çok satın alınıyor. Bu arada çocukların dünyasında da bir gelişme var; onlar, kitabı da oyuncakları arasında görüyorlar artık, bunun nedeni de baskı tekniğinin çok gelişmiş olması, oyuncak sanayii ile yayıncılığın kafa kafaya verip yeni biçimler ortaya koyması... Matbaa tekniği ve kalitesindeki pozitif değişime dönecek olursak bugün, bol çizgili ve renkli resimli kitaplar, çocuklarla birlikte büyükleri bile cezbetmektedir. Hatta bu durum, çocuk kitapları edebiyatının yanında büyükler için de bir “çocuk” edebiyatının doğmasını da sağlıyor ve bu hâl son yıllarda oldukça gelişme gösteriyor. Örneğin son yıllarda, ta baştan beri çocuklar için üretilen resimli/çizgili romanların bir türü daha ortaya çıktı. Buna “grafik roman” adı veriliyor ve yalnızca yetişkinlere hitap ediyor. Yani ortada çocukların okumadığı bir çocuk edebiyatı var; bu edebiyat akımı sadece büyükleri ilgilendiriyor. Bu türün kitapları yetişkin kitaplıklarında yer buluyor. Son yıllarda gözlemlediğimiz gibi daha çok masallardan aşina olduğumuz fantastik konular, bu konularla oluşturulmuş kitaplar ve filmler yetişkinler dünyasını kasıp kavurmakta. Buna misal olarak, “Yüzüklerin Efendisi, Matriks, hatta Harry Potter” gibi filmler verilebilir ki bunlar, özü itibariyle birer masaldan başka bir şey değildir. Ama çocuklarıyla birlikte babalar ve analar da bu yapıtları heyecanla takip ediyorlar hatta Matriks örneğinde olduğu gibi yalnızca büyüklerin ilgisini çekiyorlar. Bütün bu gelişmelere bakarak; “yetişkinler masalı keşfetti” de diyebiliriz. Büyükler olarak bizler, çocukları birer tomurcuk, birer çiçek olarak kabul ediyoruz. Bahçedeki bir çiçeği düşünelim; gül, lale, sümbül gibi güzel çiçekleri gözümüzün önüne getirelim. Eğer bu çiçeklerin yetiştiği ortam, onlar için uygun olmazsa çiçekler güzelliklerini ortaya koyamazlar. Ama hilkatlerinin gereği olarak istedikleri ortamı buldukları zaman o büyüleyici estetikleri ortaya çıkar. Onlar için uygun ortamda şu özellikler vardır: Toprak çok iyi bir şekilde işlenmiş olmalı, toprağa gerekli besin ilavesi yapılmalı, gerekli sulama yapılmalı, hava ve toprak belli bir sıcaklığa sahip olmalı, güneş sihirli ışıklarıyla çiçeklere vurmalı... İşte, bunlardan biri veya birkaçı olmadığı takdirde çiçekler kimliklerini tam olarak ortaya çıkartamazlar. Dedik ya... Bizler de, miniklerimizi ilk başta aile saksısına yeni fidelenmiş nadide bir çiçek olarak görmeliyiz... Nasıl çiçekler, istedikleri ortam olmadığı zaman güzelliklerini ortaya koyamıyorlarsa, çocuklar da istedikleri ortamı bulamazlarsa vücut, düşüce ve duygu sağlığına kavuşamazlar. Bugün bizim gibi çocuklarımız da, zengin kültürlü bir toplumda yaşamaktalar. Dolayısıyla kendi inanç, ahlâk, gelenek ve kültür dokumuz çeşitli farklılıklar arz edebilmektedir. Çocuklarımıza kitap seçerken bu kültürel zenginliğimizin, inanç, ahlâk ve geleneklerimizin çocuklarımıza kazandırılmasına önem vermeliyiz. Çocuk kitaplarını dünya çocuk edebiyatının standartlarını göz önünde tutarak şeçmeli, bu ölçülere ve milli kimliğimize uygun olmayanları ayıklamalıyız. Seçtiğimiz kitapların; çocuklarımızın milli duygularını geliştirici, şekillendirecek masallar, şiirler, öyküler olmasına; kitaplarda verilen mesajların çocuklarımızda görmek istediğimiz kimlik ve kişilikle örtüşüp örtüşmediğine dikkat etmeliyiz. Yukarıda kısaca değindiğimiz özellikleri taşıyan ürünleri seçmek, elbette ana babalara düşecektir. Ama ortada uygun bir eser çok azsa ebeveynin işi çok zor demektir. Bu bakımdan aile çecuk kitaplarını iyice araştırmalı, önüne konan her şeyi evine taşımamalı, bulduğu kitapları karşılaştırmalıdır. “Her nefis ölümü tadacaktır.” Ömrü boyunca vatan ve millet sevdası gönlünden eksilmemiş büyük lider Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş vatan evladı Hakk'ın rahmetine kavuştu. Üzüntümüz, acımız büyük. Türk milletinin başı sağ olsun.
|
Yeni Eklenenler
- “Dört Aile Bir Ada”
- İLESAM 2011 Ödülleri’ne Lâyık Görülenler Açıklandı
- Balık Kavağa Çıktı
- Ankara-Sincan Cezaevi’ndeki Çocuk Mahkûmlar İçin Kitap Kampanyası
- Ben Size Doyamadım
- Erik Ağacı
- Yunus Emre
- Aile ve Çocuk
- Dua
- Bugün Öğretmenler Günü
- Hayat Dersi
- Çoklu Zeka Nedir?
- Çocukluk Döneminde Özgüven ve Özgüvensizlik
- Etem Çalışkan
- Çocuğunuzun Özgüvenini Geliştirmek
Çok Okunanlar
- 2011 Seviye Belirleme Sınavı (SBS) 7. ve 8. Sınıf Soruları ve Cevapları
- Karikatür ve Eğitim
- Ali Akbaş'ın Şiir Dünyasında Çocuk
- Dünyanın Dönerken Çıkardığı Ses
- Karikatür - Hakkı Uslu
- Belirli Gün ve Haftalar Listesi
- Büyüklerin Oyunu
- Küçük Bedenler
- Atatürk
- Ankara'dan Aldığım Kitap
- Uyku Tutmayan Çocuk
- Çekip Gitmek
- Sonu Olmayan Hikâye / Hayreddin Kurnaz
- Çocuk Yetiştirmede 13 Altın Kural (Bir Çocuğun Düşünceleri)
- Havuz Enfeksiyonlarına Dikkat


































"Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız! Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz." Mustafa Kemal ATATÜRK. 

Aile bu kararı verirken çocuğunu iyi gözlemlemelidir. 'Çocuk okul için hazır mı, yoksa bir yıl daha anasınıfına mı gitmelidir' sorusunu sorarken her çocuğun gelişiminin, bulunduğu yerin farklı olduğu göz önüne alınmalıdır. Arkadaşları okula başlıyor diye çocuk hazır olmadığı halde okula başlatılmamalıdır. Başka insanların düşüncelerinden çekinip çocuğun üzülmesini engellemek amacıyla çocuğu henüz hazır olmadığı halde okula...
Yaz mevsiminde çocuklarımızın göz sağlığı diğer zamanlara göre biraz daha önem kazanıyor. Çünkü bu dönemde göz alerjileri, havuz ve deniz faaliyetleri nedeniyle göz enfeksiyonları, okulların tatil olması ve dolayısıyla oyun sürelerindeki artış nedeniyle göz yaralanmaları daha fazla görülüyor. 


















Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için