ata

tiyatro

kucukevyayinlari

dunya-cocuk-haklari
Reklam

Son Yorumlar

napolyon3
manset11
Atatürk ve Çocuk
Atatürk ve Çocuk-2
Atatürk ve Çocuk-9
Atatürk ve Çocuk-3
Atatürk ve Çocuk-8
Atatürk ve Çocuk-14
Atatürk ve Çocuk-12
Atatürk ve Çocuk-4
“Dört Aile Bir Ada” PDF Yazdır e-Posta
Y. Doç. Dr. Eriman Topbaş tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 16 Ocak 2012 08:15

“Dört Aile Bir Ada”, dokuz yaş üstü çocuklar için yazılmış bir roman. Yazar, romanda bir adada yaşamak zorunda olan dört farklı aile üzerinden, ırklar arası ilişkilerin nasıl olması gerektiğini çocukların anlayacağı dilde ortaya koyuyor. Adanın bir ismi yok. Ada adsız. Yazar öyle uygun görmüş. Okuyucu adaya kendi yaşantısı bağlamında bir isim verebilir. Örneğin adayı dünya kabul edebilir.

Adada dört aile yaşıyor. Her aile, dördü çocuk olmak üzere altı kişiden oluşmaktadır. Çocukların ikisi kız ikisi erkek. Ailelerin renkleri ve uğraşları hariç her şeyleri eşit diyebiliriz.

Adanın kuzeyinde oturan aile beyaz ırkı temsil ediyor ve havyacılıkla uğraşıyor. Güneyindeki aile siyah ırkı temsil ediyor ve balıkçılıkla uğraşıyor. Doğusundaki aile sarı ırkı temsil ediyor ve çiftçilikle uğraşıyor. Batısındaki aile ise kızıl ırkı temsil ediyor ve avcılıkla uğraşıyor. Adada yaşayan her aile insan ihtiyacının bir kısmını karşılayabiliyor ve diğer ihtiyaçlarını birbirlerinden takas usulü temin ediyorlar. Aileler arasında yardımlaşma ve işbirliği başlangıçta son derece güzel işliyor. Adadaki uyumlu yaşam, beyaz adamın oyunbozanlık yapmasına kadar devam ediyor.

Beyaz adamın ben merkezli düşüncesi ve onun bu düşüncesini uygulamaya geçirmesi tüm adanın huzurunu kaçırır. Aileler kendi sınırları içine çekilir. Takas, yardımlaşma ve işbirliği sona erer. Kısacası adanın tadı tuzu kalmaz. Bu durum ada için dış tehdit oluşturan bir doğal düşmanın ortaya çıkmasına kadar devam eder. Dış düşman sayesinde beyaz adamın bozduğu birlik yeniden oluşur ve bu sayede düşman alt edilir. Ada yeniden başlangıçtaki huzurlu hayatına kavuşur.

Bir Fransız kütüphaneci olan Paul Jammes tarafından yazılan ve Türkiye’nin önemli çocuk kitapları yazarı olan Üzeyir Gündüz tarafından Türkçeye kazandırılan bu çocuk romanı, çocuklara neler öğretebilir? Öncelikle insanlar arasındaki ilişkilerde renk unsurunun önemli olmadığını, üretilen değerlerin önemli olduğunu öğretir. İnsanlar arasında adaletli bir işbirliğinin her bireyin yararına olduğunu gösterir. Bir insanın tek başına bir takım güçlüklerin üstesinden gelebileceğini, fakat bazı güçlüklerin ancak dayanışma sayesinde aşılabileceğini kavramalarını sağlar. Ayrıca, o döneme ait bazı kavramların işlevlerini de kolayca öğrenmelerine hizmet eder.

Dokuz yaş üstü çocuklar için kaleme alınan bu mini roman, anne-babalar için ne anlam ifade eder? Birincisi, anne-babalar çocukları için seçecekleri bir kitabın hangi özelliklere sahip olması gerektiği konusunda bir fikir sahibi olurlar. Sonra, çocuklarının bilişsel ve duyuşsal gelişimlerine uygun kitapları kolayca seçebilecek duruma gelirler. Daha sonra, “bu kitap, çocuğumun bilişsel ve duyuşsal gelişimi üzerinde olumsuz etki meydana getirir mi?” sorusunu sormak zorunda kalmazlar. Ve nihayet, çocuklarının dil gelişimine katkı sağlayacak kitapları seçmede belli ölçütler kazanabilirler.

Kitabın çocuk kitabı yazarları açısından bir anlamı var mı? Elbette var! Onlar, kitapta soyut mesajların çocuk düzeyine uygun bir biçimde somutlaştırılarak nasıl verileceğinin örneğini bulabilirler. Çocuklara yönelik görsel unsurlar ve onlarla ilgili açıklamalar konusunda bir fikir sahibi olabilirler. Bu güzel kitabı Türkçeye kazandıran ve Türk çocuklarının hizmetine sunan Üzeyir Gündüz beyi ve Küçük Ev yayınevini tebrik ediyorum. Elinize ve gönlünüze sağlık Üzeyir Bey.

Not: Kitabı, Küçük Ev yayınevinden temin edebilirsiniz. Tel: 0312 418 01 48  http://www.kucukevyayin.com/

 

 

 

Paylaşabilirsiniz...

Son Güncelleme: Pazartesi, 16 Ocak 2012 08:43
 
Yazarın Diğer Yazıları:

Yorumlar  

 
+1 #1 filiz baştuğ 16-01-2012 13:09
Aynı kitabı ben de okudum,çok beğendim.Çocuk düzeyinde,çok harika bir sosyolojik roman.Dili ve anlatımı da çok başarılı.Ben bir Tükçe öğretmeniyim.Aslında Üzeyir hocamın çeviri kitaplarının yanı sıra kendi kitaplarını da okumak lazım.böyle bir kitabı tanıtmış olmanızdan dolayı size de teşekkürler Eriman hocam.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile