ata

tiyatro

kucukevyayinlari

dunya-cocuk-haklari
Reklam

Son Yorumlar

napolyon3
manset11
Atatürk ve Çocuk
Atatürk ve Çocuk-2
Atatürk ve Çocuk-9
Atatürk ve Çocuk-3
Atatürk ve Çocuk-8
Atatürk ve Çocuk-14
Atatürk ve Çocuk-12
Atatürk ve Çocuk-4
Kar Hasreti PDF Yazdır e-Posta
Ergül Altaş tarafından yazıldı.   

nature9658Karla yatıp karla kalkıyorum bugünlerde.

Kış geldi ya kar yağsın istiyorum. Kambersiz düğün, karsız kış mı olur?

Gökyüzünden savrula savrula inen kristal buz taneleri, yeryüzünü bembeyaz örtsün istiyorum. Dünya gelinliğini giysin. Bize gelsin. Bizde görsün karda nasıl oynanırmış.

Ben bekledikçe yağmıyor kar. Her şeyin bir vakti-zamanı var, diyor babam. Hakkın takdir edeceği zamanı bekle.

Bekliyorum. Günler koşuyor, haftalar geçiyor; ay oluyor. Kar yağmıyor.

Televizyonda hava durumunu kaçırmıyorum. İnternetten haftalık bülteni takip ediyorum. Kar müjdesi bekliyorum. Kar yağışı için kimseler ümit vermiyor. Ufukta yağmurdan başkası görülmüyor.

Yağdığı yere günlerce yağıyor. Bizim şehre bir gün olsun uğramıyor.

Bütün çocuklar gibi biz de kardan adam yapmak, kartopu oynamak istiyoruz. Kızaklarımızla tepelerden aşağı hızla kayarken düşüp yuvarlanmak için can atıyoruz. Bizim de canımız var, biz de çocuğuz.

Allah’ım ne olur! Bu kış bizim de yüzümüze bak! Yüzümüzü güldür. Tepeden tırnağa beyaza bürünmüş tabiat gözlerimi kamaştırsın.

Her kış kar hasreti ile geçiyor. Belki bu yıl yağar umudu ufukta bahar arz-ı endam edinceye kadar devam ediyor.

Bazı sabahlar kalkınca içimde açan kar çiçekleri ile pencereye koşuyorum. Yeryüzünü beyazlara bürünmüş göreceğimi zannediyorum bir an. Perdeyi aralayınca yine aynı manzara; kara-kuru bir soğuk. Kışın sefasını başkası sürsün cefasını biz çekelim.

Karsız kışı ne yapayım ben?

Mahallenin çocuklarını toplayıp kar duasına çıkmayı bile düşünüyorum. Dev bir kardan adam yapmak, burnuna havuç, gözlerine kömür takmak istiyorum. Atkımı ve kabanımı onunla paylaşmaya hazırım. Yeter ki kar yağsın. Kar yağsın Allah’ım!

Babam anlatıyor, annem anlatıyor; ev halkı el ele verip beni teselliye çalışıyor.

“İsterken ölçülü iste. Allah’ım(c.c.) hayırlı ise ver, de. Her şeyin bir hikmetle yaratıldığını unutma.”diyor annem.

“Bakış açını değiştir. Bir de bu açıdan bak.” diyor babam. “Bizim ev kaloriferli sıcacık, dışarıda giyecek botların, montların var; ellerinde eldivenlerin, başında beren. Okula giderken zırhlarını kuşanıp öyle çıkıyorsun evden. Hiç odun-kömürü olmayan aileleri, montu olmayan çocukları düşünmüyorsun. Evin ve bedenin sıcacık, kar hayalleri kuruyorsun.”

Babamın anlattıklarından sonra çevreme başka gözle bakmaya başladım.

Sokak kedilerini görünce içim cız etti. Ya serçeler, kar yağınca nasıl yiyecek bulurlar? Yabanda yaşayan hayvanların karşı karşıya kalacakları güçlükleri düşündüm. Dünya, bir benim için dönmüyor, anladım.

Kar kar diye tuttururken bencillik etmişim. Ben kendime bayram istiyorum. Gayrisini es geçiyorum.

İçimde huzurlu bir sessizlik; illa kar diye tutturan çocuk susuyor:

- Allah’ım (c.c) bizim için hayırlısı ne ise onu ver. Şüphesiz Sen her şeyin doğrusunu bilirsin. Âmin.

Dualarım kabul oldu. Nihayet kar bizim şehre de yağdı. Hem de nasıl? Döne döne, savrula savrula… Göz kamaştıran bir beyazlığa büründü şehrimiz. Kardan adam yaptık, kartopu oynadık, kızakla kaydık. Karla oynamanın tadını çıkardık. Kar hasretini dindirene şükürler olsun.

Şimdi de ince bir sızı yerleşti yüreğime. Ah evsizler, ah yakacakları bitenler, ah bu kışta kıyamette yiyecek bulamayan serçeler!

- Seni memnun etmek mümkün değil, diyor babam.

İnanın değil öyle. Ben istiyorum ki bir orta yol bulunsun, herkes mutlu olsun. Çok şey mi istiyorum?

Her şeyi hakkıyla yaratan Rabbim, Sen bilirsin!

 

 

Paylaşabilirsiniz...

 
Yazarın Diğer Yazıları:

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile