|
Atatürk imzasının ve portresinin gerçek sahibi o. Hattat Etem Çalışkan bugün pek çok kamu kurumunun duvarında asılı olan Atatürk portresinin ve o portredeki Atatürk imzasının yapan adam. "Bu portrenin halısı bile yapıldı" diyen Çalışkan bugüne kadar pek çok yerde yayımlanan portre için hiç telif ücreti talep etmediğini söylüyor.
Onun simasını çoğu kimse tanımıyor ama bundan 39 yıl önce yaptığı Atatürk portresini ve yeniden yorumladığı Atatürk imzasını adeta görmeyen yok. Bütün okullarda ve kamu binalarında asılı olan o portrenin yanı sıra hat sanatını konuşturduğu Atatürk"ün gençliğe hitabesi yazısı da ona ait. Hattat Etem Çalışkan aynı zamanda Yunus Emre"den Karacaoğlan"a pek çok şiir ve maniyi güzel yazısıyla bir sanat eserine dönüştürdü. Bazılarını kenarı oyalı tülbente işledi. İşte onların bir kısmı Kadir Has Üniversitesi Sanat Galerisi"nde açılan Yazmaya Yazdım Yazıyı adlı sergide... 16 Nisan"a kadar açık olacak sergide Çalışkan"ın eserlerine Sabriye Şeker"in Oyalı Süslemeler sergisi de eşlik ediyor.
Etem Çalışkan, 80 yaşında ve kesik uç çelik kalemle yazdığı güzel yazılarıyla ekmeğini çıkaran bir sanatçı. Mersin"in Tarsus ilçesinin Göçük köyünde dünyaya gelen Etem Çalışkan köyde sadece bir okul olduğunu onu da dedesinin yaptırdığını söylüyor. O okula başladığında güzel yazı yazdığı karatahtaya kalktığında ortaya çıkmış. Öyle güzel yazıyormuş ki, onun düzgün harfleri adeta her işine yansımış. Tarlayı sürerken bile düzgün çizgi çizermiş. Çalışkan "Öküz önümde, kara saban elimde çizgileri düzgün çizerdim. Her zaman simetri güzel değildir bazen de asimetrik güzeldir" diyor.
BAYKUŞ İSTANBUL"A GETİRDİ
Ortaokul öğrencisiyken filmlerin büyük afişlerini hazırlıyormuş. Resim yeteneği de varmış. Üstelik tarlalarındaki gelen baykuş ve yavrularına bakıyormuş. Sonra ver elini İstanbul... Toroslar"ı o yıllarda aşıp nasıl mı İstanbul"a gitmiş? Çalışkan şöyle anlatıyor: "Tarlamızdaki ağaçta baykuşun yavrularını yıllarca besledim, onları hep sever ve korurdum. İyiliklerimden dolayı galiba, anne baykuş bir gün beni kanadına aldı, Toros Dağları"ndan aşırdı, sabaha karşı İstanbul"da Güzel Sanatlar Akademisi"nin kapısına bıraktı. Dedi ki "Etem Çalışkan seni ana baba ocağıma getirdim" dedi. Biliyorsunuz Güzel Sanatlar Akademisi"nin simgesi baykuştur.
"ANITKABİR"DE DE ÇALIŞTI
Etem Çalışkan, Güzel Sanatlar Akademisi"nde okurken hocası Emin Barın ile Anıtkabir inşa edildiğinde Anıtkabir"in duvarlarındaki yazıları yazdı. Çalışkan "Biz hocamla yazıları hazırlıyorduk, o yazıları taş oymacılar duvara oyuyordu. Bu iş bitince 1954 yılında Yeni Sabah Gazetesi"nde yayımlanan resimli romana yazı yazacak biri aranıyordu. "İş görüşmesine gittim, deneme yaptılar ve işe kabul edildim" diyor.
Daha sonra Dünya, Akşam, Milliyet ve Hürriyet gazetelerinde çalışan Etem Çalışkan her 10 Kasım"da gazetede yayımlanan Atatürk portrelerine imza attı. Bu portrelerden sadece ikisi Etem Çalışkan"da bulunuyor. "Diğerleri bende değil" diyen Çalışkan "Yazıyla çok para kazanmadım. İstemedim, parayı reddettiğimden değil. Bunun değeri ne dediklerine bir rakam söylemedim" diye konuşuyor.
Portreyi halı olarak bile dokudular
ETEM Çalışkan"a ünlü Atatürk portresinin hikayesini sorduğumuzda şunları anlatıyor: "O portreyi Milliyet Gazetesi"nde çalışırken 10 Kasım 1969 tarihi için yapmıştım. Bugüne kadar pek çok devlet adamının portresini çizdim, en kalıcısı bu oldu. Atatürk"ün Mustafa Kemal, Gazi Mustafa Kemal ve Kemal Atatürk diye üç ayrı imza atmış. Bütün bu imzalara bakarak ortak bir şey ortaya koydum. O portreyi de fotoğraflarına bakarak yaptım. Bir firma bu portreyi halı olarak dokudu, o halı da Çin"den Afrika"ya kadar pek çok yere gitti. Atatürk"ün portresi bütün dünyaya ulaşsın diye hiçbir ücret almıyorum. Matbaaya mümkün olduğu kadar fazla basıp dağıtmasını istedim. Atatürk"ün Gençliğe Hitabesi"nden de telif ücreti almıyorum. Halı firmasından da telif yerine bir halı aldım. Çizdiğim Atatürk portrelerin-den sadece bunun orijinali Londra"da kızımda. Bir arkadaşım çok ısrar etti almak için hatta karşılığında daire teklif etti ama almadım."

|