| Azmin Zaferi |
|
|
|
|
Bu hayali yıkılan çocuğunun depresyona girdiğini gören babası, ünlü bir Judo ustasına giderek yapılacak bir şey olup olmadığını sorar. Hoca çocuğu görmek ister. Ertesi gün baba oğul varırlar hocanın yanına. Hoca çocukla konuşur ve onun azmini fark edince “Tamam” der, “Yarın çalışmalara başlıyoruz”. İlk derste hocası çocuğa bir hareket gösterir ve "bu hareketi çalış" der. Aynı hareketi bir hafta boyunca çalışan çocuk hocasının yanına giderek “Bu hareketi öğrendim. Başka hareket göstermeyecek misiniz?" diye sorar. Hocası aynı hareketi çalışmaya devam etmesini ister. İki ay, üç ay, altı ay derken çocuk okuldaki bir yılını doldurur. Bu bir yıl boyunca hep aynı hareketi bıkmadan tekrarlamıştır. “Hocam bir yıldır aynı hareketi yapıyorum. Bana başka hareket göstermeyecek misiniz?” “Sen aynı hareketi çalış oğlum. Zamanı gelince yeni harekete geçeriz.” İki yıl, üç yıl, beş yıl derken çocuk judodaki onuncu yılını doldurmuştur. Bir gün hocası yanına gelip, "Hazır ol!" der, "Seni büyük turnuvaya yazdırdım. Yarın maça çıkacaksın!" Delikanlı şok olur. Hem sol kolu yok hem de judo da bildiği tek hareket var. Turnuvada hiç bir şansının olmayacağını düşünse de hocasına saygısından ses çıkaramaz. Delikanlı turnuvanın ilk günü, maça çıkar ve bildiği tek hareketi yaparak rakibini yener. Diğer maçlar da aynı şekilde sonuçlanır ve finale kadar yükselir. Finalde ülkenin on yıldır yenilmeyen şampiyonu ile karşılaşacaktır. Dayanamayıp hocasının yanına gider; "Hocam, hasbelkader buraya kadar geldik ama rakibim çok güçlü. Benim ise bir kolum yok ve bildiğim tek hareket var. Maça çıkıp rezil olmaktan korkuyorum. İzin verin turnuvadan çekileyim." “Olmaz” der hocası; “Kendine güven, yenilirsen de onurunla yenil.” Çaresiz müsabakaya çıkar. Maç başlar ve delikanlı yine bildiği o tek hareketi yaparak rakibini yenip şampiyon olur. Hâlâ olanlara anlam verememektedir. Kupayı aldıktan sonra hemen hocasının yanına koşar; “Hocam nasıl oldu bu, nasıl oldu da ben kazandım?” Artık bu başarının sırrını açıklama zamanı gelmiştir. Hocası, öğrencisinin tek elini sıkı sıkı tutar ve şöyle der; “Bak oğlum, birincisi, on yıldır o hareketi çalışıyordun. O kadar çok çalıştın ki, artık yeryüzünde o hareketi senden daha iyi yapan hiç kimse yok. İkincisi de, o hareketin tek bir karşı hareketi vardır. Onun için de rakibinin seni sol kolundan tutmasış gerekir! |











Azmin Zaferi


Japonya'da küçük bir çocuk trafik kazası geçirir ve sol kolunu kaybeder. Oysa çocuğun büyük bir ideali vardır; İyi bir judo ustası olmak.