ata

tiyatro

kucukevyayinlari

dunya-cocuk-haklari
Reklam

Son Yorumlar

napolyon3
manset11
Atatürk ve Çocuk
Atatürk ve Çocuk-2
Atatürk ve Çocuk-9
Atatürk ve Çocuk-3
Atatürk ve Çocuk-8
Atatürk ve Çocuk-14
Atatürk ve Çocuk-12
Atatürk ve Çocuk-4
Murat Tunalı İle Okuma Alışkanlıkları ve Hızlı Okuma Üzerine... PDF Yazdır e-Posta

murattunali

SÖYLEŞİ: AYŞE BAĞCA

Gelişen çağa ayak uydurabilmek adına daha fazla bilgi birikimine muhtacız.Elbette tartışılmaz bilgi kaynağı her şeye rağmen kitaplar…Dar vakitlere fazla okumalar sığdırabilmek de oldukça mühim bir konu.Biz de okumanın değerine vakıf ve okuma üzerine yıllarca emek vermiş olan Eğitimci-Yazar Murat Tunalı ile bu konu hakkında konuştuk.

Öncelikle hızlı okuma teknikleri nasıl ortaya çıkmıştır?Kısaca tarihçesinden bahseder misiniz?

İkinci dünya savaşında ingiliz uçaksavar birlikleri yanlışlıkla kendi uçaklarını vurur. Birlik komutanı zayiatı gidermek için gözcülere hızlı görme eğitimi aldırır. Şekiller ve görsel figürlerden oluşan figürler anlık zaman dilimleriyle hızlı görme çalışmalarına tabi tutulan bir süreçtir. Askerlerin yaptıkları çalışmalar sonucunda görme hızları artar. Zayiat da giderilir. Ancak Ohio Üniversitesi Öğretim üyesi Dr. Renshaw bu çalışmayı yazılarla yaparak kelimelerin hızlı görünmesini sağlar. Devam eden süreçte tekniğe dönüşür. Kelimeler artık tek tek yerine gruplar halinde algılanmaya başlar. 1970 li yıllarda bizim ülkemize gelir. Ancak en fazla yaygınlaşması 90ların sonu 2000 lerin başıdır.

 

Okuma performansımızı neler etkiler?

Ortamdaki ışık, ses ve hareketlilik dış faktörler olarak etkiler. İç faktörler olarak okunan materyalin içeriği, konusu, yazı tipi ve üslubu önemli etkendir. Ayrıca yine kişinin ruh hali, okunan konuya olan ilgisi direkt olarak performansı etkileyen faktörler arasında yer alır.


Okuma eyleminde neler motivasyonumuzu arttırır?

Motivasyondan ziyade okumayı kolaylaştırmak demek daha doğru olur. Okuma öncesinde okunacak sayfaları göz atıp sayfa içinde bir kaç cümle seçip okumak kitabın dışında olan dikkatimizi kitaba odaklayacaktır. Sayfa içlerinde merakımızı artıracak küçük bilgi kırıntıları aramak okumaya sıkılmadan başlamamızı sağlar. Okuma pozisyonu kesinlikle yatma şeklinde olmamalıdır. Bedensel duruş beynin faaliyetlerini direkt olarak etkiler.

 

Seminerlerinize katılarak "hızlı okuma eğitimi" aldığımız taktirde bize vaadettiğiniz okuma hızı nedir?

Rakamlar insanları aldatır. Ayrıca pazarlama maksatlı art niyetli olarak size 1.000-2.000 kelime diyebilirim. Ancak bu kandırmaca olur. Zaten önemli olan sayıya ulaşmak değildir. Ben sonuç odaklı bir insanım. Herkesin de bu beklentide olacağını tahmin ederim. Kişi eğitimin sonunda ortalama bir kitap sayfasını 30 saniyede çok rahat anlayarak okuyabilir. Bu da 200 sayfalık bir kitabı 90 dakikalık futbol maçı süresinde okuyabileceği anlamına gelmektedir.

 

Dikkat hızı nedir? İnsan beyni ortalama dakikada kaç kelimeyi anlama çevirebilir? Hızlı okursak anlayabilecek miyiz?

Ortalama bir insan beyni dakikada 500-600 kelimelik bir algılama kapasitesiyle çalışır. Normal bir okuyucu bunun ancak 150-200 kelimelik kapasitesini doldurur. Eğitime tabi olan birey bu hem algılama kapasitesini 600 kelimeden yukarı çıkarır hem de okuma hızını 150-200 den 3-4 kat üstüne çıkarır.

 

Çocuklara yönelik eğitimler de verdiğinizi biliyoruz.Çocuklar için "hızlı okuma eğitimi" kaç yaşında başlıyor?

Bazı eğitimciler ilkokul çağında okumayı yeni sökmüş çocuklara bile bu eğitimin gerekli olduğunu salık veriyor. Oysa bu tamamiyle acımasız bir pazarlama ve kâr anlayışıyla yapılan bir hatadır. O yaştaki çocuk henüz kelime kelime okumaya ihtiyaç duyar. Çünkü okurken yeni öğrendiği kelime üzerinde durmak ve o kelimeye ilişkin hayal kurmak zorundadır. Böylece kelime haznesini geliştirebilsin. Oysa gruplar halinde beklemeksizin okursa kelimeleri düşünemez hayal kuramaz ve sindiremez. Bu sebeple en azından 14-15 yaş benim tercih ettiğim alt sınır yaşıdır.

 

Daha küçük yaşlarda bu eğitimi çocuklarının almasını isteyen anne babalar için neler önerirsiniz?

Bu anne babalar tamamıyla saf ve iyi niyetle hızlı okuma eğitimine yöneliyorlar. Çünkü içerik hakkında bilgi sahibi değiller. Onlar okumayı tam sökememiş hece hece okuyan çocuğunun daha hızlı seslendirerek okuyacağını zannediyor. Bir başka ebeveyn grubu da sadece tv ve bilgisayar ile ilgilenen çocuğunun kitap okuma alışkanlığı kazanması için bu eğitime gelmesini istiyor. Bunun için hızlı okuma eğitimi değil okuma alışkanlığı kazandırıcı danışmanlık desteğine ihtiyaçları vardır. Özellikle anne ve babalara “Çocuklar için Hızlı Okuma” adıyla yapılan kitaplar ve seminer programları hakkında dikkatli olmalarını tavsiye ediyorum.

 

Sıkça sorulan ve çok merak edilen konulardan biri :Çocuklarımıza okumayı nasıl sevdirebiliriz?

Çocuk anne ve babayı aynı anda defalarca kitap okurken görmeli. Kitap ve kitaplık bir çok evde dekorasyon olarak görev yapmakta. Kitaba görev değişikliği yaptırılmalı. Koltuğun üzerinde, masada mutfakta, arabanın torpido gözünde ve bir çok yerde kitap bulundurulmalı. Ayrıca çocuğa okuduğu kitabı anlatması sağlanmalı. Bunun için minik ödüller verilmeli.(Kitabı anlatan çocuk aynı zamanda hitabet yeteneğini geliştirir!)

 

Dakikada 1000 ve üzeri sayıda kelime okumak mümkün mü?

Blok okuma sonrasında alan okuma seviyesine gelen bir kişi elbette bu hızda okuyabilir. Ancak bu hızda okurken okuduğunuz romandan edebi zevk beklememek gerekir.

 

Almış olduğumuz hızlı okuma eğitimi sonrasında okuma hızımızı nasıl koruyabiliriz?

Okumayı bir spor olarak görürsek ben sürekli idman yapan bir sporcuyum. Çantamda her zaman kitap vardır. Ve her gün az da olsa küçük sürelere okuma seansları sığdırırım. Böylece spor yapmak için nasıl ki spor salonuna gitmeye gerek kalmıyorsa okumak için de illaki yatak odamda ya da kütüphanemde okumak için özel zaman ayırmama gerek kalmıyor.

 

Eğitimlerinizin çok keyifli geçtiğini biliyoruz pek çok kişi için siz bir simyacı olmalısınız. Zaman mefhumunu bilgi denilen hazineye çevirip insanlara sunuyorsunuz. Başınızdan geçen ilginç bir hatırayı bizimle paylaşabilir misiniz?

Bir konferansta katılımcılardan birisi söz alıp “Nerden bilelim sizin hızlı okuduğunuzu ya bizi kandırıyorsanız?” demişti. O anda kısa bir şaşkınlık yaşadım. Ancak şaşkınlığımın tedirginliğe dönüşmesi kariyerim açısından hiç de hoş sonuçlar doğurmazdı. Bu durum mimar Sinan’a minare yamuk diyen çocuğa mimar Sinan’ın yaşadığı durumla özdeş bir durumdu. Hem katılımcıyı tatmin edeceksiniz hem de salondaki insanların yanlış bir izlenime kapılmamasını sağlayacaksınız. Katılımcıyı sahneye çıkarttım. Herhangi bir kitap istemesini söyledim. Kitabı aldı ve karşılıklı süre tuttuk. 30 saniyede o yanlış hatırlamıyorsam 50-60 kelime okumuştu. Anlatma performansı da pek iyi değildi. Bense yaklaşık iki sayfa okumuş ve okuduklarımı anlatmıştım. Salonda takdire şayan bir etki bırakmış olmalıyım ki alkış tufanı kopmuştu. Kariyerim adına unutamadığım ender anılardan birisidir.

 

Son olarak Murat Tunalı için “okumak” ne ifade eder?

Okumak yazılan kelimelerin hamallığını yapmak değildir. Okumak, binlerce kelimeden oluşan anlamların ruhunuzda bıraktığı tadlardır.

 

Çok teşekkür ediyoruz.

Ben teşekkür ederim. Okuyucularınıza bir nebzecik de olsa katkı sağlama imkanı verdiğiniz için.

 

AYŞE BAĞCA

 

 

Paylaşabilirsiniz...

 

Yorumlar  

 
+1 #1 Ercan 24-10-2011 10:47
Beğenerek okudum. İlk fırsatta ben de bu kurslardan birine gitmeliyim :D :lol: :-) :cry:
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile