ata

tiyatro

kucukevyayinlari

dunya-cocuk-haklari
Reklam

Son Yorumlar

napolyon3
manset11
Atatürk ve Çocuk
Atatürk ve Çocuk-2
Atatürk ve Çocuk-9
Atatürk ve Çocuk-3
Atatürk ve Çocuk-8
Atatürk ve Çocuk-14
Atatürk ve Çocuk-12
Atatürk ve Çocuk-4
Sonu Olmayan Hikâye / Hayreddin Kurnaz PDF Yazdır e-Posta

Türkçe öğretmenimiz “dere, balıkçı ve alabalık” kelimelerinin etrafında bir hikâye yazmamızı istemişti. Ben de şu hikâyeyi yazdım.

Bakalım beğenecek misiniz?

*

Küçük Alabalık annesine, “Anneciğim çok acıktım. Hem de günlerdir bu yuvada oturmaktan sıkıldım.” dedi. Annesi, “Yavrum biliyorsun bütün dünyamız bu küçük derenin oluşturduğu bu su birikintisi. Gidecek fazla bir yerimiz yok. Üstelik yuvamızdan çıkıp bu küçük birikintide dolaşmak da artık çok tehlikeli. Bir taraftan yengeçler, bir yandan da köyün yaramaz çocukları hiç rahat vermiyor. Sen burada bekle, ben biraz yiyecek bulup getireyim.” dedi.

 

Küçük Alabalık bu cevaptan hiç  mutlu olmadı. Yine yalnız kalacaktı. “Keşke biz de büyük nehirlerde, denizlerde yaşıyor olsaydık.” diye içini çekti. Çaresiz annesinin teklifini kabul etti.

*

Diğer taraftan İhtiyar Balıkçı hem yürüyor,  hem de kendi kendine söyleniyordu: “Çocuklarım kaç gündür aç. Derenin suyu iyice azaldı. Bugün de bir balık yakalayamazsam işimiz çok zor.”   Bir ümitle oltasını deredeki su birikintisine sarkıttı. Tam o sırada yavrusuna yiyecek bulmaya çıkan Anne Alabalık oltadaki yemi gördü. Gözleri parladı. İştahla ona doğru yüzmeye başladı.

*

Bu hikâyeyi yazmakta olan Hayrettin, buraya gelince birden duraksadı. İçinde tuhaf bir duygu uyandı. Ne yazacağına karar veremedi. Uzun uzun düşündü. Alabalık yakalansa yavrusu ölecekti; yakalanmasa İhtiyar Balıkçı’nın çocukları… Her iki durumda da acı çekecekti. Buna içi el vermedi. Bu sebeple hikâyenin sonunu yazmaktan vazgeçti.

 

Hayreddin Kurnaz

Beytepe İlköğretim Okulu, 6/F

Aralık 2009

 

Paylaşabilirsiniz...

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile